Avrupa karbon piyasasında fiyatlar Nisan ayının ilk haftasında 70 €/ton seviyesinin üzerinde kalmayı sürdürdü.

Kıtada CO? emisyon izinleri için Aralık 2026 vadeli kontratları, ayın başında yükseliş eğilimi göstererek 70 €/ton eşiğinin üzerinde işlem gördü. Piyasa verilerine göre, 1 Nisan’da fiyatlar yedi haftanın en yüksek seviyesi olan 74,6 €/ton’a ulaştı.

Fiyatlardaki yükselişte, Avrupa Komisyonu tarafından AB Emisyon Ticaret Sistemi’nin (EU ETS) dönüşümüne yönelik ilk somut adımın açıklanması etkili oldu. Komisyon, Pazar İstikrar Rezervi (MSR) mekanizmasına ilişkin sınırlı ve temkinli değişiklikler önerdi. Bu yaklaşım, piyasada daha sert müdahaleler yapılacağı yönündeki endişeleri azaltarak fiyatlar üzerinde destekleyici bir etki yarattı.

Mevcut sistemde MSR kapsamında 400 milyonun üzerindeki izinler iptal edilirken, önerilen değişiklikle bu iptal mekanizmasının durdurulması ve söz konusu izinlerin piyasa istikrarını destekleyecek bir tampon olarak korunması planlanıyor.

Paskalya tatilinin ardından karbon piyasasında işlemler daha sakin bir seyir izledi. 6-7 Nisan tarihlerinde fiyatlar 71,6–71,7 €/ton bandında gerçekleşti. Bu dönemde yatırımcılar, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin yanı sıra EU ETS kapsamında ücretsiz tahsis edilecek izinlere ilişkin güncellenmiş referans değerleri bekledi.

Öte yandan Avrupa Komisyonu, 7 Nisan’da Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) kapsamında 2026 yılının ilk çeyreği için izinlerin taban fiyatını ton başına 75,36 € olarak açıkladı. Bu fiyatın, AB ETS müzayedelerinde oluşan ortalama çeyreklik fiyatlar baz alınarak hesaplanacağı belirtildi. Söz konusu açıklama, ithalatçılar açısından karbon maliyetlerine dair ilk net gösterge olarak değerlendiriliyor.

Mart ayında karbon fiyatları enerji piyasalarındaki gelişmeler ve siyasi açıklamalardan etkilenirken, özellikle AB liderler zirvesinde emisyon ticaret sisteminin geleceğine yönelik tartışmalar piyasa üzerinde belirleyici olmuştu. Nisan ayı başında ise fiyatların yüksek seviyelerde kalmaya devam etmesi, piyasanın hem düzenleyici adımlara hem de küresel gelişmelere duyarlılığını koruduğunu gösteriyor.