Küresel demir cevheri piyasasında fiyatlar, Şubat ayındaki zayıf seyrin ardından Mart ayında yeniden yükselişe geçti. %62 Fe içerikli cevherin CFR Qingdao referans fiyatı 16 Mart itibarıyla 107,58 dolar/ton seviyesine çıkarak aylık bazda %7,6 artış gösterdi.
Şubat ayında yaklaşık 100 dolar/ton seviyelerinde seyreden fiyatlardaki toparlanmada, talepte güçlü bir artıştan ziyade makroekonomik beklentiler, jeopolitik gelişmeler ve arz endişeleri etkili oldu. Özellikle Çin’den gelen ekonomik teşvik sinyalleri piyasaya destek sağladı. Çin yönetiminin büyüme hedefini %4,5-5 aralığında açıklaması ve kamu harcamalarını artırmaya yönelik adımları, emtia piyasalarında olumlu bir hava yarattı.
Mart ayındaki yükselişi destekleyen bir diğer unsur ise jeopolitik riskler oldu. Orta Doğu’daki gerilimlerin artmasıyla birlikte petrol fiyatları ve navlun maliyetleri yükselirken, bu durum demir cevheri fiyatlarına da yukarı yönlü yansıdı. Hürmüz Boğazı çevresinde artan riskler, taşımacılık maliyetlerini artırarak fiyatlara ek prim oluşturdu.
Öte yandan arz tarafına ilişkin spekülatif gelişmeler de piyasayı etkiledi. Çin’de bazı BHP kaynaklı cevher türlerine yönelik kısıtlama iddiaları fiyatları yukarı çekerken, bu kısıtlamaların gevşetileceğine dair sinyallerin gelmesiyle kazanımların bir kısmı geri verildi.
Buna karşın piyasanın temel dinamikleri zayıf kalmaya devam ediyor. Çin limanlarında demir cevheri stokları yüksek seviyesini korurken, çelik üreticileri düşük stok politikası izliyor. Pik demir üretiminde kademeli toparlanma görülse de, zayıf kâr marjları ve yüksek nihai ürün stokları nedeniyle üretim artışı sınırlı kalıyor.
Şubat ayındaki düşüşte ise mevsimsel etkiler belirleyici oldu. Ay Yeni Yılı öncesinde stoklarını yenileyen Çinli üreticiler, tatil döneminde alımlarını yavaşlatırken, liman operasyonlarındaki durgunluk fiyatları baskıladı.
Kısa vadede demir cevheri piyasasında görünüm dengeli ancak temkinli. Artan navlun maliyetleri, Çin ekonomisine yönelik iyimser beklentiler ve üretimdeki toparlanma fiyatları desteklerken; yüksek stok seviyeleri ve arz fazlası, yukarı yönlü hareketi sınırlayan başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Mart ayındaki yükselişin, güçlü bir yükseliş trendinden ziyade Şubat ayındaki düşüşe tepki niteliğinde olduğu değerlendiriliyor.
















































