Steel Summit kapsamında İzmir Çeşme’de gerçekleştirdiğimiz röportajda Aperam Türkiye CEO & COO’su Ercüment Ulusay; paslanmaz çelik sektörünün Türkiye’deki gelişimini, beyaz eşya ve otomotiv sanayilerine sundukları çözümleri, grubun sürdürülebilirlik yatırımlarını ve yeşil çelik dönüşümünü değerlendirdi.

Öncelikle firmanızı tanıyabilir miyiz? Aperam Türkiye hangi alanlarda faaliyet gösteriyor?

Aperam Türkiye, dünyanın önde gelen paslanmaz çelik üreticilerinden biri olan Aperam Grubu’nun Türkiye’deki servis merkezi yapılanması olarak faaliyet gösteriyor. Grup; Belçika, Fransa ve Brezilya’daki üretim tesisleriyle yıllık yaklaşık 2,5 milyon ton kapasiteye sahip küresel bir yapı sunuyor.

Türkiye’de ise özellikle yassı paslanmaz çelik ürünlerinin işlenmesi ve dağıtımı alanında faaliyet gösteriyoruz. Türkiye’de kurulan ilk paslanmaz çelik servis merkezlerinden biri olarak sektörde uzun yıllardır faaliyet gösteriyoruz. Bu süreçte önemli yatırımlar gerçekleştirdik ve bugün hem Türkiye pazarına hem de çevre ülkelere hizmet veren güçlü bir organizasyona sahibiz.

Türkiye’deki servis merkezi yapılanması içerisinde hangi sektörlere hizmet veriyorsunuz?

Özellikle beyaz eşya ve otomotiv sektörlerinde oldukça güçlü bir konumdayız. Bu sektörler kalite standartlarının en yüksek olduğu alanlar arasında yer alıyor. Uzun yıllardır edindiğimiz tecrübe sayesinde müşterilerimizin kalite beklentilerini, teslimat süreçlerini ve ticari gerekliliklerini çok iyi biliyoruz. Hem grubumuzun teknik desteği ve ARGE çalışmaları hem de çalışanlarımızın uzun yıllara dayanan deneyimi bize önemli bir avantaj sağlıyor.

Aynı zamanda grubumuzun  paslanmaz çelik kalitelerinin geliştirilmesine yönelik ciddi bir bilgi birikimi bulunuyor. Biz de Türkiye’de sunduğumuz servislerle bu uzmanlığı müşterilerimize taşıyoruz. Tüm bunların birleşiminde müşterilerimize güçlü ve bütüncül bir hizmet sunduğumuzu düşünüyoruz.

Aperam, ResponsibleSteel sertifikasını alan ilk paslanmaz çelik üreticilerinden biri oldu. Grup olarak yeşil çelik dönüşümünde hangi adımları atıyorsunuz?

Global ölçekte baktığımızda Aperam’ın sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm yatırımlarına çok ciddi önem verdiğini söyleyebiliriz. Özellikle paslanmaz çelik ve özel çeliklerde geri dönüşüm tarafını güçlendirmek amacıyla Avrupa merkezli önemli satın almalar gerçekleştirildi.

Aperam’ın Avrupa’daki üretim yapısında hurda kullanımı çok önemli bir yere sahip. Bu nedenle geri dönüşüm ve hurdanın etkin kullanımı şirket açısından stratejik bir konu olarak değerlendiriliyor. Bunun yanında Brezilya’daki entegre tesiste farklı bir model uygulanıyor. Şirketin kendi ormanlarından elde edilen biyokütle bazlı kömür, paslanmaz çelik üretim süreçlerinde kullanılıyor. Böylece karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlanıyor ve yeşil çelik dönüşümünde önemli bir model ortaya konuyor. Aperam-Türkiye, globalde olduğu gibi Türkiye’de de çevreye duyarlı, insan haklarına ve farklılıklarına saygılı, iş sağlığı ve güvenliğini birinci planda tutan, etik kurallara uyan politikaları izlemektedir.

Türkiye’de paslanmaz çelik sektörünün geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Önümüzdeki dönemin fırsatları ve riskleri neler olacak?

Türkiye’de paslanmaz çelik kullanımı son yıllarda oldukça hızlı büyüdü. Avrupa’daki gelişmiş sanayi ülkeleriyle kıyaslandığında hâlâ büyüme potansiyeli taşıyan bir pazar olduğunu düşünüyoruz.

Önümüzdeki dönemde yüksek teknolojiye dayalı ve katma değerli sanayilerin gelişmesiyle birlikte paslanmaz çeliğin kullanım alanları daha da genişleyecek. Türkiye’nin katma değerli üretime ihtiyacı var ve paslanmaz çelik bu dönüşümün önemli parçalarından biri olacak.

Biz de özellikle yüksek katma değerli ürünlerde paslanmaz çeliğin daha fazla yer almasını istiyoruz. Bununla birlikte yeşil dönüşüm, çevresel düzenlemeler ve jeopolitik gelişmeler önümüzdeki dönemde sektör üzerinde belirleyici olmaya devam edecek. Türkiye’nin jeopolitik konumu nedeniyle bu gelişmelerden doğrudan etkilendiğini görüyoruz. Buna rağmen sektörün geleceğine yönelik olumlu bir beklenti içerisindeyiz.

Son olarak Green Steel Summit etkinliğini nasıl değerlendirirsiniz?

Organizasyonun oldukça başarılı geçtiğini düşünüyorum. Özellikle çelik sektöründeki dönüşüm konuşulurken paslanmaz çeliğin de bu platformda yer alması bizim için çok değerliydi. Bu açıdan etkinliğin önemli bir boşluğu doldurduğunu düşünüyorum.

Paslanmaz çeliğin yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik ekseninde daha fazla konuşulması sektör adına önemli bir gelişme. Önümüzdeki yıllarda katılımın daha da artmasıyla birlikte etkinliğin çok daha güçlü bir platform haline geleceğine inanıyorum.

“Yeşil dönüşümde rekabetin anahtarı; geri dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve yüksek kaliteli çelik olacak”