Avrupa çelik piyasasında dengeleri değiştirecek yeni bir koruma mekanizması devreye giriyor. Avrupa Birliği Konseyi, küresel arz fazlasının Avrupa pazarına etkilerini sınırlamayı hedefleyen yeni önlemlere ilişkin tutumunu açıklarken, ithalata yönelik daha sıkı bir çerçeve ortaya koydu.

Konsey ile Avrupa Parlamentosu arasında varılan siyasi uzlaşının ardından yayımlanan düzenlemeye göre, yıllık çelik ithalat kotası 18 milyon 345 bin 922 ton olarak belirlendi. Bu sınırın aşılması halinde ithal ürünlere yüzde 50 oranında gümrük vergisi uygulanacak. Kota tahsisleri ise ürün bazında, 2022-2024 dönemindeki ithalat payları esas alınarak yapılacak. Bu yaklaşımın, son dönemdeki ticaret akışlarını daha sağlıklı yansıtması hedefleniyor.

Düzenleme, sabit bir kota sistemiyle sınırlı kalmıyor. Avrupa Komisyonu’na piyasa koşullarına göre hareket alanı tanınırken, toplam kota hacmini 14,4 milyon ton ile 22,2 milyon ton arasında değiştirme yetkisi veriliyor. Komisyon bu yetkiyi kullanırken talep değişimleri, ithalatın pazar payı, küresel kapasite fazlasının seyri, AB çelik sektörünün karbonsuzlaşma performansı ve stratejik sektörlerde arz güvenliği gibi unsurları dikkate alacak.

Yeni önlemler, serbest ticaret anlaşması bulunan ülkeler dahil olmak üzere tüm üçüncü ülke ithalatlarını kapsıyor. Ancak Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn menşeli ürünler kapsam dışında tutuluyor.

Metinde dikkat çeken bir diğer unsur ise “eritme ve döküm” şartının korunması. Buna göre ithalatçıların, ürünün gerçek menşeini kanıtlayan ve fabrika test sertifikalarıyla doğrulanan belgeleri sunması zorunlu olacak. Bu uygulamayla tedarik zincirinde şeffaflığın artırılması ve menşe saptırmalarının önlenmesi amaçlanıyor. Avrupa Komisyonu ayrıca, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonraki iki yıl içinde bu şartın daha da sıkılaştırılıp sıkılaştırılmayacağını değerlendirecek.

Küresel çelik sektöründe özellikle kapasite fazlasının yarattığı baskı karşısında Avrupa Birliği’nin attığı bu adım, iç piyasayı koruma ve yeşil dönüşüm sürecinde yerli üreticiyi destekleme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Düzenlemenin bir sonraki aşaması 18 Mayıs’ta Avrupa Parlamentosu’nda yapılacak ilk okuma olacak. Bu sürecin ardından yeni mekanizmanın kısa vadede yürürlüğe girmesi bekleniyor.