ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, çelik, alüminyum ve bakır ithalatına uygulanan gümrük vergilerinde kapsamlı bir düzenlemeye giderek küresel ticaret dengelerini etkileyebilecek yeni bir dönemin kapısını araladı. Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamaya göre, söz konusu adımın temel amacı ithalat süreçlerini sadeleştirmek ve özellikle ithal ürünlerde sıkça tartışma konusu olan “değerin düşük gösterilmesi” uygulamasının önüne geçmek.
Yeni düzenleme kapsamında, Section 232 tariffs çerçevesinde çelik ve alüminyuma uygulanan %50 oranındaki gümrük vergisi korunurken, verginin hesaplanma yönteminde dikkat çekici bir değişikliğe gidildi. Buna göre, söz konusu verginin artık yalnızca beyan edilen ithalat değeri üzerinden değil, ABD iç pazarındaki satış fiyatı üzerinden de uygulanabileceği ifade ediliyor. Ancak satış fiyatının nasıl belirleneceği ve uygulama detaylarının nasıl şekilleneceği henüz netlik kazanmış değil.
Düzenlemenin en önemli başlıklarından birini ise türev ürünlere yönelik getirilen yeni eşik sistemi oluşturuyor. Buna göre, çelik, alüminyum veya bakır içeriği ağırlık bazında %15’in altında olan ürünler için %50’lik gümrük vergisi tamamen kaldırılacak. Bu adımın özellikle beyaz eşya, makine ve çeşitli sanayi ekipmanları gibi çok bileşenli ürün gruplarında ticareti doğrudan etkilemesi bekleniyor.
Öte yandan, metal içeriği %15’in üzerinde olan ürünlerde ise daha farklı bir vergilendirme modeli uygulanacak. Bu kapsamdaki ürünler için %25 oranında indirimli gümrük vergisi öngörülürken, söz konusu verginin yalnızca metal içeriğine değil, ürünün toplam ithalat değeri üzerinden hesaplanacağı belirtiliyor. Bu durum, özellikle yüksek katma değerli ürünlerde maliyet yapısını yeniden şekillendirebilecek bir unsur olarak öne çıkıyor.
ABD yönetimi, aynı zamanda yerli üretimi teşvik etmeye yönelik adımlar da attı. Tamamen ABD menşeli çelik, alüminyum ve bakır kullanılarak yurtdışında üretilen ürünler için %10 oranında daha düşük gümrük vergisi uygulanacak. Bu düzenlemenin, küresel üreticileri ABD kaynaklı hammadde kullanımına yönlendirmesi bekleniyor.
Sanayi yatırımlarını destekleme amacıyla getirilen bir diğer düzenleme ise enerji altyapısı ve ağır sanayi ekipmanlarını kapsıyor. Buna göre, belirli metal yoğun endüstriyel ekipmanlar ile enerji şebekesi ürünleri 2027 yılına kadar %15 oranında gümrük vergisine tabi tutulacak. Söz konusu uygulamanın, ABD’de devam eden büyük ölçekli sanayi yatırımlarını hızlandırmayı hedeflediği belirtiliyor.
Gelişmelerin Avrupa Birliği ile ticari ilişkiler üzerindeki etkisi de yakından izleniyor. European Parliament, daha önce ABD ile varılan ticaret anlaşmasına şartlı onay vermiş ve özellikle çelik ve alüminyum içeriği %50’nin altında olan ürünlerde gümrük vergilerinin en fazla %15 seviyesine indirilmesi gerektiğini vurgulamıştı. ABD’nin bu yönde bir adım atmaması halinde ise, AB’nin mevcut ticari imtiyazları altı ay içinde geri çekebileceği ifade ediliyor.
Sektör temsilcileri, yeni düzenlemenin küresel çelik ve alüminyum ticaretinde önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle satış fiyatı bazlı vergilendirme yaklaşımının ithalat maliyetlerini artırabileceği, firmaların ürün tasarımında metal oranını düşürmeye yönelik stratejiler geliştirebileceği ve tedarik zincirlerinde ABD menşeli girdilere yönelimin artabileceği değerlendiriliyor.































