Birleşmiş Milletler’in ve Avrupa çelik sektörü temsilcilerinin değerlendirmelerine göre, Avrupa’nın European Union ile United Kingdom arasında daha açık ve istikrarlı bir çelik ticaret rejimine ihtiyaç duyuluyor. Sektör temsilcileri, İngiltere’nin 1 Temmuz itibarıyla yürürlüğe koyduğu yeni koruyucu önlemlerin, Avrupa çelik endüstrisi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu.

İspanyol çelik üreticileri birliği UNESID, İngiltere Devlet Sekreteri Chris Bryant ile yapılan görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, AB ile Birleşik Krallık arasında “açık, öngörülebilir ve dengeli ticaret ilişkilerinin” sürdürülmesinin her iki tarafın da ortak çıkarına olduğu vurgulandı.

Dernek, İngiltere’nin son dönemde devreye aldığı bazı koruma önlemlerinin, Avrupa çelik ihracatını zorlayabileceği ve tedarik zincirlerinde belirsizlik yaratabileceği yönündeki endişelerini dile getirdi. Açıklamada, küresel çelik piyasasında artan korumacılık eğilimlerine karşı koordineli ticaret politikalarının önemine dikkat çekildi.

UNESID yetkilisi Carola Hermoso, Avrupa ve İngiliz çelik sektörlerinin benzer küresel zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirterek, “Orantısız sonuçlardan kaçınmak ve ikili ilişkilerde dengeyi korumak için ticaret kısıtlamaları koordineli şekilde ele alınmalı” değerlendirmesinde bulundu.

İspanyol hükümet temsilcileri ise Avrupa sanayisinin rekabet gücünü artıracak açık ve öngörülebilir bir ticaret sistemine destek vermeye devam edeceklerini açıkladı. Yetkililer, özellikle geleneksel ticaret ortaklarıyla iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Açıklamada ayrıca, çelik sektörünün Avrupa’nın ekonomik, sosyal ve çevresel değerlerini paylaşan ülkelerle daha güçlü tedarik zincirleri kurması gerektiği ifade edildi. UNESID, küresel ölçekteki yapısal dengesizlikler ve rekabeti bozabilecek uygulamalara karşı istikrarlı ticaret ortamının korunmasının kritik olduğunu vurguladı.

Öte yandan dernek, United Nations çerçevesinde Avrupa Birliği’ne, Avrupa’da üretilen çeliğin kamu alımlarında ve stratejik programlarda daha fazla önceliklendirilmesi çağrısında bulundu. Aksi halde sektörde yatırım yavaşlaması ve istihdam kaybı riski oluşabileceği uyarısı yapıldı.