Yaklaşık 20 yıldır Türk çelik sektöründe faaliyetlerini sürdüren Davutoğlu Metal, yassı ve uzun mamul çelik ürünlerindeki geniş ürün gamı, güçlü stok yapısı ve ihracat odaklı büyüme stratejisiyle sektörün güvenilir tedarikçileri arasında yer alıyor. Davutoğlu Metal Yönetim Kurulu Başkanı Can Sönmez ile şirketin 20 yıllık yolculuğunu, yatırım planlarını, ihracat vizyonunu ve çelik sektörüne ilişkin öngörülerini konuştuk.
Davutoğlu Metal yaklaşık 21 yıl önce kuruldu. Geride kalan bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
21’inci yılımızı geride bırakıyoruz. Bu süreci iki açıdan değerlendirmek gerekiyor. Gelişmiş ülkelerdeki şirket ömürleriyle kıyasladığımızda hâlâ genç bir firmayız. Türkiye şartlarında ise şirketlerin ortalama ömrünün 20–25 yıl civarında olduğu düşünüldüğünde, oldukça tecrübeli ve güvenilir bir noktada olduğumuzu söyleyebilirim. Türkiye’de ticari olarak ayakta kalmak, ekonomik dalgalanmalar, finansmana erişim zorlukları ve tahsilat problemleri nedeniyle hiç kolay değil.
2008 küresel krizi, ardından Arap Baharı süreci, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi, döviz kurlarındaki sert dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve faiz ortamı… Tüm bu zorlu dönemlerden geçerek büyümemizi sürdürmemiz, Davutoğlu Metal’in sağlam yapısını ve güvenilirliğini ortaya koyuyor.
Bugün itibarıyla Davutoğlu Metal’in ürün ve hizmet yelpazesinde neler bulunuyor?
Davutoğlu Metal’i kurarken, Türkiye’nin ticari gerçeklerini dikkate aldık. Güçlü bir sermaye yapısı ve geniş ürün çeşitliliğinin şart olduğunu biliyorduk. “Tahsil edilecek alacakla borç ödenmez” anlayışıyla hareket ediyoruz.
Bu nedenle güçlü bir finansal yapıya sahip olmak zorundayız. Yassı çelik ürünlerinde; sıcak haddelenmiş rulo ve paket sac (HRP), soğuk haddelenmiş rulo ve paket sac (DKP), galvanizli sac, boyalı sac, asitlenmiş ve yağlanmış sac, silisli sac, baklavalı ve gözyaşı desenli sac, genişletilmiş ve delikli sac, kalın ve ince levha, oluklu ve trapez saclar, mukavemeti yüksek saclar ve zırh çelikleri stoklarımızda yer alıyor.
Uzun mamulde ise INP–NPI, UNP–NPU, HEB, HEA, IPE profiller, inşaat demiri, çelik hasır, lama, silme, köşebent, filmaşin, kare dolu demir ve T demiri sunuyoruz. Ayrıca spiral kaynaklı boru, dikişsiz boru, boyuna dikişli boru, kare ve dikdörtgen kutu profiller, galvanizli ve boyalı boru–profil ürünleri de stoklarımızda bulunuyor. Bunların yanı sıra slab, kütük, blum ve hurda ticareti de yapıyoruz.
Sac işleme hizmetleri konusunda müşterilerinize destek oluyor musunuz?
Biz Davutoğlu Metal’i bir “çelik market” olarak konumlandırıyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu ürünleri, istenilen ölçülerde sunmayı hedefliyoruz. CNC plazma, CNC oxy, CNC lazer kesim ve CNC abkant büküm gibi sac işleme taleplerini de karşılıyoruz. Artan maliyetler nedeniyle firesiz üretim artık çok daha önemli hale geldi. Bu noktada çözüm ortağı olmayı önemsiyoruz.
İhracat tarafında nasıl bir yapı ve pazar çeşitliliği bulunuyor?
Büyümemizin en önemli unsurlarından biri ihracat. 2019 itibarıyla birçok ülkeye düzenli ihracat yapan, tercih edilen bir firma konumundayız. İhracat departmanımızı alanında uzman ekiplerle güçlendirdik. Almanya Wire & Tube Düsseldorf ve İtalya Made in Steel fuarlarının düzenli katılımcısıyız. Ayrıca Kuzey Afrika ve Arap Yarımadası’ndaki fuarlarda da aktif yer alıyoruz.
Başta Almanya, İtalya, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya ve Hırvatistan olmak üzere AB ülkelerine; Irak, Suriye, Mısır, Libya, Fas, Cezayir, Tunus gibi ülkelere ve Azerbaycan, Gürcistan, Kırgızistan gibi Türk Cumhuriyetlerine ihracat yapıyoruz. Yassı ve uzun mamul ürünler ile boru–profil ürünleri ihracatımızın ana kalemlerini oluşturuyor.
Ürün tedarikinde nasıl bir yol izliyorsunuz?
Geniş bir üretici ve tedarikçi ağımız var. Fiyat rekabetinin yoğun olduğu bir sektördeyiz. Bu nedenle hem yurtiçinden hem de dönemsel olarak yurtdışından ithalat yapıyoruz. Günlük fiyatlar titizlikle takip ediliyor ve müşterilerimize rekabetçi koşullar sunmaya çalışıyoruz.
2025 yılı nasıl geçti?
2025 yılı, çelik sektörü açısından temkinli ve dalgalı bir yıl olarak geride kaldı. Yüksek faiz ortamı, krediye erişimdeki sıkılaşma ve zayıf iç talep, piyasaların baskı altında kalmasına neden oldu. 2026’ya girerken ise para politikasında atılan normalleşme adımları ve faiz tarafında başlayan kademeli gevşeme, sektör açısından daha dengeli bir zemine işaret ediyor.
Küresel ölçekte bakıldığında; ABD’nin çelik ve alüminyum ürünlerine yönelik korumacı uygulamaları, Çin kaynaklı arz baskısı ve ticaret politikalarındaki sertleşme, piyasaların yönünü belirleyen temel başlıklar olmaya devam ediyor. Bununla birlikte, Rusya–Ukrayna savaşının sona ermesi ihtimali ve olası yeniden inşa süreci, küresel çelik talebi açısından önemli bir potansiyel barındırıyor.
Genel beklentimiz; 2026 yılının ilk yarısında temkinli seyrin sürmesi, yılın ikinci yarısında ise iç piyasada ve ihracat pazarlarında talebin kademeli olarak toparlanması yönünde. Çelik fiyatlarının ise ani ve sert dalgalanmalardan ziyade, arz–talep dengesi içerisinde daha kontrollü bir yükseliş eğilimi göstermesini bekliyoruz.
2026 yılı ve sonrasına ilişkin proje ve hedefleriniz nelerdir? 2026 sizce nasıl bir yıl olacak?
2026 yılına daha temkinli ama daha umutlu bakıyoruz. 2025’e kıyasla talep tarafında sınırlı bir toparlanma bekliyoruz. Faizlerin aşağı yönlü hareket etmesi, finansmana erişimin görece rahatlaması ve yılın üçüncü yarısında iç piyasanın yeniden canlanması sektör adına olumlu sinyaller veriyor. Küresel tarafta ise ABD’nin korumacı politikaları, Çin’e yönelik önlemler ve olası Rusya–Ukrayna barışı sonrası yeniden inşa süreci çelik talebini doğrudan etkileyecek başlıklar arasında yer alıyor.
Davutoğlu Metal olarak 2026 ve sonrasında odağımız; yurt dışı yeni Pazar arayışı ve yeni ürünlerle çelik market modelimizi daha da güçlendirmek ve hem iç hem de dış pazarlarda ürün çeşitliliğimizi artırmak olacak. Kazandığımızı yine sektöre yatıran, sanayici kimliğiyle büyüyen bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Arz-talep dengesinin yılın ikinci yarısında daha sağlıklı bir noktaya oturmasını, fiyatların ise agresif olmayan ancak yukarı yönlü kontrollü bir seyir izlemesini bekliyoruz.
Türkiye Ekonomisi ve Çelik Sektörü Değerlendirmesi
Türkiye ekonomisinde son yıllarda yaşanan dalgalanmalar, çelik sektörünü yalnızca ticari değil, yapısal bir sınavdan geçiriyor. Yüksek enflasyon, finansmana erişimdeki sıkılaşma ve uzun süre devam eden yüksek faiz ortamı; sektörde sermaye gücü, stok yönetimi ve risk kontrolü olmayan firmalar için sürdürülebilirliği zorlaştırıyor.
Bugün Türkiye’de çelik sektörü net bir şekilde ayrışmış durumda. Bir tarafta konjonktüre göre hareket eden, kısa vadeli reflekslerle yol almaya çalışan yapılar; diğer tarafta ise finansal disiplini, ürün çeşitliliği ve pazar yayılımı sayesinde süreci yöneten firmalar bulunuyor. Bu dönemde mesele yalnızca ayakta kalmak değil, doğru pozisyonu alabilmek.
“Geniş stok yapımız ve ihracat odaklı stratejimizle iç ve dış pazarda büyümeye devam ediyoruz”
İç piyasada talep tamamen ortadan kalkmış değil; ancak daha kontrollü, daha seçici ve fiyat hassasiyetinin yüksek olduğu bir yapıya evrilmiş durumda. Bu da firmaları güçlü stok planlaması, doğru ürün karması ve sağlıklı fiyatlama disiplinine yöneltiyor.
İhracat, Türkiye’de çelik sektörü için artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Yalnızca iç pazara odaklanan firmalar kırılgan hale gelirken; ihracatla döviz bazlı gelir yaratan, pazar çeşitliliğini artıran şirketler süreci daha dengeli yönetebiliyor.
İthalat tarafında ise özellikle çelik kütük ve ferrosilikon, ferromanganez ve ferrosilis gibi alaşım ürünlerinde yapılan planlı ve düzenli ithalat; üretimin devamlılığı ve maliyet dengesinin korunması açısından kritik rol oynuyor. Davutoğlu Metal olarak ithalatı üretimin rakibi değil, doğru yapıldığında onu güçlendiren tamamlayıcı bir unsur olarak görüyoruz.
Davutoğlu Metal olarak bu ekonomik ortamda odağımız; güçlü finansal yapımız, geniş stok kapasitemiz, yaygın tedarik ağımız ve ihracat tecrübemizle piyasada denge unsuru olan, güven veren ve süreklilik sağlayan bir yapı olmaktır. Önümüzdeki dönemde çelik sektöründe ayakta kalanların değil, fark yaratanların konuşulacağına inanıyoruz.
Son olarak ithalat tarafında eklemek istedikleriniz var mı?
Küresel çelik sektörü yeni bir dönemin eşiğinde. Enerji maliyetleri, sürdürülebilirlik kriterleri ve ticaret politikaları artık sadece fiyatları değil, şirketlerin gelecek vizyonunu da belirliyor. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) ile birlikte, düşük karbonlu ve izlenebilir çelik ürünleri ön plana çıkarken; güvenilir tedarik zinciri, güçlü stok yönetimi ve hızlı adaptasyon yeteneği her zamankinden daha kritik hale geliyor.
Davutoğlu Metal olarak bu dönüşümü yalnızca izleyen değil, yön veren tarafta olmayı hedefliyoruz.
Çelik market modelimizle müşterilerimize ürün değil, çözüm sunuyor; değişen küresel dengelere uyum sağlayan, sürdürülebilir ve uzun vadeli bir büyüme stratejisiyle yolumuza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde çelik sektöründe fark yaratacak olanın; vizyon, disiplin ve doğru zamanda doğru yatırımı yapabilme kabiliyeti olacağına inanıyoruz.
Bununla birlikte, ithalat tarafında da stratejik bir rol üstleniyoruz. Başta çelik kütük olmak üzere; ferrosilikon, ferromanganez ve ferrosilis gibi alaşım ürünlerinde düzenli ithalat gerçekleştiriyoruz. Bu ürünlerle yalnızca kendi ticari faaliyetlerimizi desteklemekle kalmıyor, aynı zamanda üretici firmalara ana ham madde tedariki noktasında da katkı sağlayarak sektörün sürdürülebilirliğine destek oluyoruz.
Dergi ile ilgili görüşleriniz nedir?
SteelTürk Dergisi’ni yakından takip ediyoruz ve iş birliğimizden memnuniyet duyuyoruz. Kısa sürede sektörde önemli bir yer edindiniz. Davutoğlu Metal olarak tüm sektör paydaşlarımıza başarılı bir yıl diliyorum.













































