Çin’de imalat sektörünün çelik talebinin, güçlü ihracat performansının desteğiyle 2026 yılında yıllık bazda %3,3 artarak 344 milyon tona ulaşması bekleniyor. Sektörün, ülkede gayrimenkul ve altyapı kaynaklı çelik tüketimindeki zayıflığa rağmen iç piyasadaki talebin ana itici gücü olmayı sürdürmesi öngörülüyor.

S&P Global Energy CERA verilerine göre makine imalatı, otomotiv, beyaz eşya, enerji ve gemi inşa sektörlerini kapsayan imalat sanayisinin çelik tüketimi, 2025 yılında %4,7 oranında artış kaydetmişti. 2026 yılında ise büyümenin %3,3 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

İmalatın çelik tüketimindeki payı artıyor

Çin'in toplam çelik tüketiminde imalat sektörünün ağırlığının da yükselmesi bekleniyor. CERA tahminlerine göre imalat sanayisinin toplam çelik tüketimindeki payı, 2023 yılındaki %46 seviyesinden 2026'da %52'ye çıkacak.

Bu gelişme, özellikle otomotiv, makine, beyaz eşya, enerji ekipmanları ve gemi inşa gibi sektörlerin Çin çelik piyasasının şekillenmesindeki rolünün giderek arttığına işaret ediyor.

İhracat büyümenin temel unsuru

Çin imalat sektöründeki büyümenin arkasındaki en önemli unsurlardan biri güçlü ihracat performansı olarak öne çıkıyor. Buna karşın ülkedeki gayrimenkul ve altyapı sektörlerinde devam eden zayıflık, çelik tüketimi açısından baskı oluşturmaya devam ediyor.

Analistler, ticaret engellerinin sıkılaşması ve iç talepteki zayıflamanın Çin'in imalat sektöründeki büyüme eğilimi açısından risk oluşturduğuna dikkat çekiyor. İmalat sektöründeki artışın, inşaat sektöründeki çelik tüketimi kaybını tamamen telafi etmesinin mümkün olmadığı değerlendiriliyor.

Öte yandan Çin, çelik ve diğer ağır sanayilerdeki aşırı kapasite sorununa yönelik önlemler almaya hazırlanıyor. Ülkenin mevcut beş yıllık planı kapsamında bu yıl GSYH birimi başına karbon emisyonlarının %3,8 azaltılması hedeflenirken, önümüzdeki beş yılda yenilenebilir enerji tüketimine yönelik zorunlu asgari kotaların uygulanması planlanıyor.

Bu gelişmeler, Çin çelik sektöründe büyümenin yalnızca toplam tüketim miktarı üzerinden değil, imalat sanayisinin artan ağırlığı, ihracat performansı ve düşük karbonlu üretim politikaları üzerinden şekilleneceğine işaret ediyor.