Demir ve demir dışı metaller sektörü, 2025’in zorlu koşullarını geride bırakırken 2026’ya daha dengeli, sanayiyi gözeten politikalar ve artan ihracat beklentisiyle giriyor. İDDMİB Başkanı Çetin Tecdelioğlu, 2025’te 13,5 milyar dolarlık ihracata ulaştıklarını, 2026 için hedefin 15 milyar dolar olduğunu açıkladı.
Demir ve demir dışı metaller sektörü, küresel belirsizlikler, yüksek faiz ortamı ve artan ithalat baskısına rağmen 2025 yılını ihracatta artışla tamamladı. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, sektörün 2025’te adeta dibi gördüğünü, bundan sonraki sürecin ise toparlanma ve yükseliş dönemi olacağını söyledi.
2025 yılında 13,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini belirten Tecdelioğlu, 2026 yılı için 15 milyar dolarlık iddialı bir hedef koyduklarını ifade etti. Sektörün bugün itibarıyla 218 ülkeye ihracat yaptığını aktaran Tecdelioğlu, “2025’te 113 ülkeye ihracatımız artarken, 105 ülkede düşüş yaşandı. En fazla ihracat yaptığımız ülkeler Almanya, İtalya, Bulgaristan, Polonya ve ABD oldu” dedi.
“2025 zor bir yıldı, iyi ki bitti”
2025 yılının sanayici açısından son derece zor geçtiğini vurgulayan Tecdelioğlu, yüksek faiz–düşük kur politikalarının üreticiyi ciddi şekilde baskıladığını söyledi. “Birçok firmamız kârını faize verdi, hatta zarar etti. İşletmeler açısından adeta bir zarar yılı yaşandı. 2025 zor bir yıldı, iyi ki bitti” diyen Tecdelioğlu, 2026’ya ise daha iyimser baktıklarını kaydetti.
Faizlerde beklenen düşüşle birlikte ihracatçının finansmana erişiminin kolaylaşacağını belirten Tecdelioğlu, “2026’nın, zarardan kurtulup yeniden artıya geçtiğimiz bir yıl olmasını bekliyoruz. Bundan daha kötüsü olmaz. Doğru politikalarla sanayi ve ihracat yeniden güçlü bir yükseliş trendine girebilir” ifadelerini kullandı.
“Paritedeki yükseliş, kur baskısını dengeleyecek”
2026 yılında euro/dolar paritesinde yükseliş beklendiğini dile getiren Tecdelioğlu, bu durumun ihracatçıyı destekleyeceğini söyledi. İhracatın yaklaşık yüzde 55’inin euro bölgesine yapıldığına dikkat çeken Tecdelioğlu, “Paritenin 1,25 seviyelerinin üzerine çıkmasını bekliyoruz. İçeride dolar kuru üzerindeki baskıyı, paritedeki yükseliş tolere edebilir” değerlendirmesinde bulundu.
2026 yılında yurt dışı pazarlama faaliyetlerine daha fazla ağırlık vereceklerini ifade eden Tecdelioğlu, fuarlar, B2B organizasyonları ve ticaret heyetleriyle üyelerin küresel pazarlarda daha görünür hale gelmesini hedeflediklerini söyledi. ABD pazarına da özel bir parantez açan Tecdelioğlu, “Amerika’nın standartlarını ve ihtiyaçlarını yeni yeni öğreniyoruz. Önümüzdeki dönemde bu pazarda derinleşebilir, lojistik depolar kurarak daha fazla pay alabiliriz” dedi.
“Sanayi için sektörel ve stratejik plan şart”
Türkiye ekonomisinde yapısal bir dönüşüm yaşandığına dikkat çeken Tecdelioğlu, sanayinin Gayri Safi Milli Hasıla içindeki payının giderek düştüğünü, ithalatın ise ciddi bir tehdit haline geldiğini vurguladı. İstihdamın hizmet sektörüne kaydığına işaret eden Tecdelioğlu, yerli sanayinin korunmasının artık zorunluluk olduğunu söyledi.
“Türkiye kabuk değiştiriyor ancak yerli üretici gümrük duvarlarıyla korunmazsa üretim gücümüz zayıflar” diyen Tecdelioğlu, uzun vadeli ve yapısal çözümlerle desteklenen, sektörel bazlı ve stratejik bir sanayi politikasına ihtiyaç olduğunu belirtti. Tecdelioğlu, bu süreçte TİM ve ihracatçı birliklerinin aktif rol almak istediğini de sözlerine ekledi.













































