Dünyanın önde gelen güç aktarım teknolojileri üreticilerinden Mayr Güç Aktarım; güvenlik, kalite ve mühendislik odaklı yaklaşımıyla endüstriyel üretimin kritik süreçlerine değer katmaya devam ediyor. Emniyet frenleri, tork limitleyiciler ve şaft kaplinleri alanındaki yenilikçi çözümleriyle demir çelikten otomotive, enerjiden makine imalatına kadar birçok sektöre hizmet veren şirket, Türkiye pazarını da stratejik büyüme alanlarından biri olarak görüyor. Mayr Güç Aktarım Kıdemli Satış Mühendisi Utkan Deniz, SteelTürk Dergisi’ne şirketin küresel yapılanmasını, teknolojik üstünlüklerini ve Türk sanayisine yönelik hedeflerini anlattı.
“Mayr olarak yalnızca ürün tedarik eden bir firma değil, aynı zamanda müşterilerimizin her aşamada yanında olan bir çözüm ortağıyız”
“125 yılı aşkın mühendislik tecrübemizle müşterilerimize yalnızca ürün değil, güvenilir ve uzun ömürlü çözümler sunuyoruz”
Mayr Güç Aktarım’ı ve Türkiye’deki yapılanmanızı okurlarımıza kısaca tanıtabilir misiniz? Şirketinizin küresel ölçekteki konumu ve faaliyet alanları hakkında bilgi verir misiniz?
Mayr Güç Aktarım, 1897 yılında Almanya’nın Mauerstetten kentinde kurulmuş ve güç aktarım teknolojileri alanında dünyanın önde gelen firmalarından biri haline gelmiştir. Bir aile şirketi olan firmamız, gelenek ve inovasyonu bir arada tutarak “emniyetten asla ödün vermeme” prensibiyle faaliyet göstermektedir. Merkezi Almanya’da bulunan Mayr, Polonya ve Çin’deki üretim tesislerinin yanı sıra, yakın zamanda Hindistan’da da bir üretim tesisi kurarak küresel varlığını daha da güçlendirmiştir.
ABD, Fransa, Büyük Britanya, İtalya, Singapur, Japonya, İspanya ve İsviçre’deki yan kuruluşları ve yaklaşık 40 ülkedeki temsilcilikleriyle Mayr, 60’tan fazla ülkede geniş bir hizmet ağına sahiptir. Türkiye’de ise uzun yıllardır yerel iş ortaklarımız ve ekibimizle birlikte, müşterilerimizin ihtiyaçlarına hem ürün satışı hem de mühendislik desteğiyle yanıt vermekteyiz. Geniş ürün portföyümüz içerisinde emniyet frenleri ve kavramaları, kaplinler ve tork limitleyici çözümlerimiz yer almakta olup, endüstrinin farklı alanlarında güvenilir ve yenilikçi ürünlerimizle müşterilerimizin ihtiyaçlarına cevap vermekteyiz.
Ürün portföyünüzde yer alan emniyet frenleri, tork limitleyiciler ve şaft kaplinleri hangi sektörlere yönelik çözümler sunuyor? Bu ürünlerin öne çıkan teknik avantajları nelerdir?
Emniyet frenleri, tork limitleyiciler ve şaft kaplinleri ürün portföyümüz, endüstriyel otomasyon, makine imalatı, paketleme, tıp teknolojileri, asansör ve sahne teknolojisi, enerji (özellikle rüzgar türbinleri), demir çelik, vinç ve kaldırma sistemleri, raylı sistemler, otomotiv ve gıda gibi çok çeşitli sektörlerde güvenle kullanılmaktadır.
Emniyet frenlerimiz, yüksek güvenlik standartları ve uzun ömürlü tasarımlarıyla öne çıkıyor. Acil durumlarda yüklerin güvenli şekilde tutulmasını sağlayan çözümlerimiz, elektromanyetik, hidrolik ve pnömatik çeşitleriyle farklı uygulama alanlarına hitap ediyor. Uluslararası güvenlik sertifikalarına sahip ürünlerimiz, özellikle insanın bulunduğu işletmelerde güvenilirliğiyle tercih ediliyor.
Tork limitleyicilerimiz ise hassas aşırı yük koruması sunarak makine ve sistemlerin zarar görmesini önler. Aşırı yük durumunda makineyi ve aktarma organlarını korurken; bakım kolaylığı ve hızlı yeniden devreye alınabilme özellikleri sayesinde plansız duruş sürelerini ve işletme maliyetlerini azaltmaya yardımcı oluyor. Geniş ürün çeşitliliğimizle farklı tork aralıklarında ve uygulama tiplerinde çözüm sunabiliyoruz.
Lamelli, körüklü ve elastomer kaplinlerden oluşan geniş ürün portföyümüz; farklı montaj seçenekleri ve uygulamaya özel konfigürasyonlarıyla birçok endüstriyel uygulamada güvenilir ve uzun ömürlü çözümler sunmaktadır.
Ürünlerimizin seçiminden yapılandırmasına, satışından satış sonrası desteğine kadar her aşamada teknik danışmanlık ve kapsamlı hizmet sunarak, müşterilerimizin güvenli ve verimli üretim süreçlerine katkı sağlamayı hedefliyoruz.
Demir çelik, metal işleme, otomotiv ve ağır sanayi gibi sektörler için sunduğunuz çözümlerden bahseder misiniz? Bu alanlarda müşterilerinizin en çok tercih ettiği ürün ve uygulamalar hangileri?
Demir çelik sektörü, yüksek torklar, ağır yükler, yoğun toz, yüksek sıcaklık ve kesintisiz çalışma gereksinimleri nedeniyle güç aktarım sistemlerinin en zorlu şekilde test edildiği endüstrilerden biridir. Mayr Güç Aktarım olarak, demir cevheri işleme tesislerinden haddehanelere kadar uzanan üretim süreçlerinde, bu zorlu çalışma koşullarına uygun yüksek performanslı güç aktarım çözümleri sunuyoruz.
Kaplinlerimiz, yüksek torkların güvenilir şekilde iletilmesini sağlarken; tork limitleyicilerimiz ani aşırı yük durumlarında makine ve ekipmanları koruyarak maliyetli hasarların önüne geçiyor. Emniyet frenlerimiz ise ağır yüklerin güvenli şekilde tutulması ve acil durumlarda kontrollü olarak durdurulması için güvenilir bir çözüm sunuyor. Bu sayede işletmeler, hem ekipmanlarını koruyor hem de plansız duruş sürelerini en aza indirerek üretim sürekliliğini artırabiliyor.
Otomotiv sektöründe ise özellikle otomasyon sistemleri, robotik uygulamalar ve test tezgâhları için geliştirdiğimiz çözümler öne çıkıyor. Yüksek performanslı kaplinlerimiz, emniyet frenlerimiz ve tork limitleyicilerimiz; hassas hareket kontrolü, güvenli çalışma ve etkin aşırı yük koruması sağlayarak makine ve ekipmanların güvenilirliğini artırıyor. Böylece üretim hatlarında süreklilik desteklenirken, bakım maliyetleri ve beklenmedik duruş riskleri de önemli ölçüde azaltılıyor.
Mayr’ı rakiplerinden ayıran en önemli özellikler nelerdir? Ar-Ge, inovasyon, kalite standartları ve satış sonrası hizmetler konusunda müşterilerinize hangi avantajları sunuyorsunuz?
Mayr’ı rakiplerinden ayıran en önemli özellik, 125 yılı aşkın mühendislik tecrübesini sürekli inovasyon anlayışıyla birleştirmesidir. 1897 yılından bu yana güç aktarım teknolojilerine odaklanan firmamız, bugün emniyet frenleri, tork limitleyiciler ve kaplinler alanında dünyanın önde gelen üreticileri arasında yer almaktadır.
Ürünlerimizin tamamı, yüksek kalite standartları doğrultusunda Almanya’daki merkezimizde geliştirilmekte ve titizlikle üretilmektedir. Ar-Ge çalışmalarımızın temel odağını ise yalnızca yeni ürün geliştirmek değil, müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına uygun, daha güvenli, daha verimli ve daha uzun ömürlü çözümler sunmak oluşturmaktadır. Bu sayede ürünlerimiz, en zorlu çalışma koşullarında dahi yüksek performans ve uzun hizmet ömrü sağlayarak birçok kritik uygulamada güvenle tercih edilmektedir.
Mayr’ın en önemli güçlü yönlerinden biri de yalnızca ürün tedarik eden bir firma değil, aynı zamanda bir çözüm ortağı olmasıdır. Doğru ürün seçimi, uygulamaya özel mühendislik desteği, devreye alma süreçleri ve satış sonrası teknik danışmanlık hizmetlerimizle müşterilerimizin her aşamada yanında yer alıyoruz. Türkiye’deki yerel ekibimizin saha tecrübesini, Almanya’daki mühendislik altyapımızla birleştirerek en uygun çözümü kısa sürede sunabiliyoruz.
Kısacası, Mayr olarak; inovasyon, kalite, güvenlik ve müşteri odaklı hizmet anlayışımızla sektörde fark yaratıyor ve müşterilerimize uzun vadeli avantajlar sunuyoruz.
Türkiye pazarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türk sanayisinin dönüşüm sürecinde Mayr’ın büyüme stratejileri, yatırım hedefleri ve iş ortaklıklarına yönelik planları nelerdir?
Türkiye, güçlü üretim altyapısı, gelişen makine imalat sanayisi ve artan otomasyon yatırımlarıyla Mayr için stratejik öneme sahip pazarlardan biri olmaya devam ediyor. Özellikle makine imalatı, robotik ve otomasyon, asansör, demir-çelik, enerji ve test sistemleri gibi sektörlerde güvenilir güç aktarım çözümlerine olan ihtiyaç her geçen gün artıyor. Biz de bu gelişimi yakından takip ederek, müşterilerimize yalnızca ürün değil, uygulamaya özel mühendislik desteği sunmayı önceliklendiriyoruz.
Türkiye’deki ofisimiz aracılığıyla müşterilerimize hızlı teknik destek, doğru ürün seçimi ve satış sonrası hizmetler sunarken, Almanya’daki merkezimizle yakın iş birliği içerisinde çalışıyoruz. Böylece, standart ürünlerin yanı sıra uygulamaya özel çözümlerde de müşterilerimizin ihtiyaçlarına kısa sürede yanıt verebiliyor ve projelerin her aşamasında teknik destek sağlayabiliyoruz.
Önümüzdeki dönemde hedefimiz, mevcut iş ortaklıklarımızı daha da güçlendirirken yeni sektörlerde de Mayr teknolojilerinin kullanım alanını genişletmek. Güvenlik, verimlilik ve uzun ömürlü çalışma performansına odaklanan yaklaşımımızla, Türk sanayisinin dönüşüm sürecinde güvenilir bir çözüm ortağı olmayı ve müşterilerimize katma değer sağlayan teknolojiler sunmayı sürdüreceğiz.
Son olarak, SteelTürk Dergisi aracılığıyla demir çelik ve makine sektöründe faaliyet gösteren firmalara vermek istediğiniz mesaj nedir? Yakın dönemde hayata geçirmeyi planladığınız yeni ürünler veya projeler hakkında bilgi paylaşabilir misiniz?
SteelTürk Dergisi aracılığıyla demir çelik ve makine sektöründe faaliyet gösteren tüm firmalara öncelikle güvenliğin, kalite anlayışının ve doğru mühendislik çözümlerinin önemini vurgulamak isterim. Günümüzde işletmeler yalnızca yüksek üretim kapasitesine değil, aynı zamanda üretim sürekliliğini sağlayacak güvenilir sistemlere de ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle güç aktarım ekipmanlarının doğru seçimi, makine güvenliği ve işletme verimliliği açısından kritik bir rol oynuyor.
Mayr Güç Aktarım olarak, 125 yılı aşkın mühendislik tecrübemizle müşterilerimize yalnızca ürün değil, güvenilir ve uzun ömürlü çözümler sunmayı hedefliyoruz. Geliştirdiğimiz emniyet frenleri, tork limitleyiciler ve kaplinler ile makine ve tesislerin güvenliğini artırırken, plansız duruşların ve bakım maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de Ar-Ge yatırımlarımızı sürdürerek, değişen endüstriyel ihtiyaçlara cevap veren yenilikçi ve yüksek performanslı çözümler geliştirmeye devam edeceğiz. Son olarak, bizlere bu röportaj fırsatını sunan SteelTürk Dergisi’ne teşekkür ediyor; demir-çelik ve makine sektöründe faaliyet gösteren tüm firmalara güvenli, verimli ve başarılı çalışmalar diliyorum.













































