Steel Summit 2026 kapsamında gerçekleştirdiğimiz röportajda, Ekinciler Holding Grup Pazarlama Müdürü Kaan Özülü; şirketin 60 yılı aşan yolculuğunu, çelik ticaretindeki dönüşümü, Türkiye’nin ihracat kapasitesini ve yeşil çelik çalışmalarını değerlendirdi.
Öncelikle Ekinciler Demir Çelik’in sektördeki yolculuğunu ve bugün geldiği noktayı anlatabilir misiniz?
Bilindiği gibi yolculuğumuz 1964 yılında Adana’da bir ticarethaneyle başladı. Daha sonra Karabük’teki ilk haddanemiz ve ardından İskenderun’da bölgenin ilk özel demir çelik tesisiyle üretim faaliyetlerimizi büyüttük.
Bugün 60 yılı aşkın bu yolculukta; liman yatırımlarımız, grup şirketlerimiz ve sanayi yatırımlarımızla birlikte ülkemizle beraber büyümeye devam ediyoruz. Aslında biz, uzun yıllara yayılan emeğin, düşüncenin ve kararlılığın bir şirketi ve hatta bir ülkenin sanayi gelişiminde nasıl etkili olabileceğini yaşayarak gördük. Bundan sonraki süreçte de yatırımcılarımızla birlikte üretmeye ve güçlenmeye devam edeceğiz.
“Ticaretin kuralları değişti” dediniz. Bunu biraz açabilir misiniz?
Çelik ticareti özelinde baktığımızda Türkiye’nin en büyük ihracat kalemlerinden biri inşaat demiri. Ancak son 1-2 yılda jeopolitik gelişmeler, küresel korumacılık politikaları ve özellikle Çin kaynaklı ciddi maliyet baskıları Türkiye’nin ihracatını zorlamaya başladı.
Bugün Türkiye’de yaklaşık 25 milyon tonluk kurulu kapasite bulunmasına rağmen bunun yalnızca yaklaşık 15 milyon tonu kullanılabiliyor. Yani kullanılmayan yaklaşık 10 milyon tonluk bir kapasite söz konusu. Eğer Türk çelik sektörü yeni kapasite artışları planlıyorsa, bunu kilogram başına daha yüksek katma değer sağlayacak vasıflı çelik ürünlerine yönlendirmesi orta vadede Türkiye açısından daha faydalı olacaktır.
Sektörün en önemli gündemlerinden biri de yeşil çelik dönüşümü. Ekinciler bu alanda nasıl bir yol izliyor?
Biz çalışmalarımıza 2021 yılında başladık. 2023 yılından itibaren ise SKDM beyannamelerimizi düzenli olarak vermeye başladık. Bunun yanında ürünün karbon ayak izi sertifikalarını hazırladık ve müşterilerimizin talepleri doğrultusunda ilgili dönemlerde sunabiliyoruz. Ayrıca sürdürülebilirlik raporlarımızı hazırlıyoruz. CARES belgelerimiz mevcut. Bunun yanında A1-A3 üretim süreçlerinde CARES tarafından yayımlanan karbon emisyon ortalamaları içerisinde yer alıyoruz. Kısacası bu alanda üzerimize düşen çalışmaları yapmaya ve kendimizi geliştirmeye devam ediyoruz.
Steel Summit 2026’yı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Steel Summit 2026’nın sektör açısından çok değerli bir organizasyon olduğunu düşünüyorum. SteelRadar ekibini özellikle tebrik etmek isterim. Beklenenden daha kısa sürede ve beklenenden daha büyük bir başarı elde ettiler. Burada sektörümüzün çok değerli paydaşları bir araya geliyor, fikir alışverişinde bulunuyor ve sektörün geleceğini konuşuyor. Bu buluşmayı sağlayan organizasyon ekibine teşekkür ediyorum.
































