KPMG Türkiye’nin “Çelik Sektörel Bakış – 2026” raporunda, küresel çelik sektöründeki üretim eğilimleri, Türkiye’nin üretim ve tüketim performansı, dış ticaret görünümü ve sektörün önümüzdeki dönemde karşı karşıya olduğu maliyet baskıları değerlendiriliyor. Rapora göre küresel ham çelik üretimi 2025’te yaklaşık yüzde 2 azalırken, Türkiye’nin ham çelik üretimi yüzde 3,3 artarak 38,1 milyon tona ulaştı. Türkiye bu üretimle dünyada yedinci, Avrupa’da ise birinci sırada yer aldı.
KPMG Türkiye Metal ve Maden Sektör Lideri, Şirket Ortağı Burak Yıldırım, Türkiye çelik sektörünün 2025 performansını ve önümüzdeki dönemin gündemini değerlendirdi.
KPMG’nin “Çelik Sektörel Bakış – 2026” raporuna göre 2025 yılında küresel çelik üretiminde nasıl bir tablo ortaya çıktı?
2025 yılında küresel ham çelik üretimi yaklaşık yüzde 2 azalarak 1,85 milyar tona geriledi. Çin, Japonya, Rusya, Güney Kore ve Almanya’da üretim azalırken; Hindistan, ABD ve Türkiye üretimini artıran ülkeler arasında öne çıktı.
Türkiye’nin üretim performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’nin ham çelik üretimi 2025 yılında yüzde 3,3 artışla 38,1 milyon tona yükseldi. Türkiye bu üretim miktarıyla dünyada yedinci, Avrupa’da ise birinci büyük çelik üreticisi konumunda yer aldı. Üretimdeki artışta elektrikli ark ocaklarının önemli bir payı bulunuyor.
Elektrikli ark ocaklarıyla gerçekleştirilen üretimde nasıl bir değişim yaşandı?
Elektrikli ark ocaklarıyla gerçekleştirilen ham çelik üretimi 2025 yılında 25,8 milyon tondan 27,5 milyon tona yükseldi. Bu artış, Türkiye’deki toplam üretim performansında önemli bir unsur olarak öne çıktı.
Türkiye’nin çelik tüketiminde 2025 yılında nasıl bir gelişme yaşandı?
Türkiye’nin nihai çelik mamulü tüketimi 2025 yılında 39,3 milyon ton ile rekor seviyeye ulaştı. Bu rakam, iç pazardaki çelik talebinin 2025 yılında güçlü bir görünüm sergilediğini ortaya koyuyor.
Türkiye’nin çelik ihracatında nasıl bir değişim gerçekleşti?
Türkiye’nin çelik ürünleri ihracatı 2025 yılında 13,4 milyon tondan 15,1 milyon tona yükseldi. İhracatta Avrupa’nın payı da arttı. Avrupa’nın toplam ihracattaki payı yüzde 52,4’ten yüzde 59’a yükseldi.
İhracattaki artışa rağmen Türkiye’nin net ithalatçı konumu neden devam etti?
2025 yılında Türkiye’nin çelik ithalatı da arttı. İthalat 17,4 milyon tondan 18,9 milyon tona yükseldi. Bu nedenle Türkiye’nin net ithalatçı konumu devam etti. İthalatta yüzde 22,9 payla Rusya ilk sırada yer alırken, Çin yüzde 20,6, Güney Kore yüzde 11,3 ve ABD yüzde 9,7 pay aldı.
Küresel gelişmeler ve maliyet baskıları Türkiye çelik sektörünü nasıl etkiliyor?
Küresel arz fazlası, Çin kaynaklı fiyat baskısı, düşük fiyatlı ithalat, yüksek hurda ve enerji maliyetleri ile ABD ve Avrupa Birliği’ndeki korumacı politikalar sektörün kârlılığı üzerinde baskı oluşturuyor. Bu gelişmeler, üreticilerin maliyetlerini ve rekabet gücünü daha dikkatli yönetmesini gerektiriyor.
Önümüzdeki dönemde Türkiye çelik sektörünün gündeminde hangi başlıkların öne çıkmasını bekliyorsunuz?
Önümüzdeki dönemde karbon düzenlemeleri, maliyet yönetimi, katma değerli ürünlere yönelim ve yeni pazarların geliştirilmesi sektörün önemli gündem başlıkları arasında yer alacak. Küresel arz fazlası ve ticaret politikalarındaki değişimler de sektörün rekabet koşullarını yakından etkilemeye devam edecek.














































