Küresel çelik piyasası artık yalnızca arz–talep dengesi üzerinden okunmuyor. 2024 sonrası dönemde karbon düzenlemeleri, üretim modeli dönüşümü ve ticaret akışlarındaki bölgeselleşme birlikte yeni bir rekabet zemini oluşturuyor.

CBAM ve Rekabetin Yeniden Tanımı

AB’nin Karbon Sınır Düzenleme Mekanizması (CBAM), karbon yoğunluğunu doğrudan maliyet kalemine dönüştürüyor. Fiyat avantajı yerini karbon verimliliğine bırakıyor. 2026 sonrasında düşük karbonlu üretim kapasitesi, ticaret yönünü belirleyen ana faktörlerden biri olacak.

EAF Dönüşümü ve Üretim Modeli

Elektrik ark ocağı (EAF) üretim modeli, karbon baskısı nedeniyle küresel ölçekte önem kazanıyor. ABD ve Türkiye yüksek EAF payı ile avantajlı konumdayken, enerji maliyetleri ve hurda erişimi büyümenin sınırlarını belirliyor. Geleneksel BF-BOF modeline yönelik baskı ise artıyor.

Ticaret Akışlarının Bölgeselleşmesi

Koruma önlemleri ve jeopolitik kırılmalar, küresel akışları daha kısa ve stratejik hale getiriyor. Çin’in ASEAN ve Orta Doğu’ya yönelimi, Türkiye’nin AB odaklı ihracatı ve Hindistan’ın ABD pazarındaki artışı bu dönüşümün göstergeleri.

Scrap Trap ve Marj Sıkışması

Hurda fiyatlarının yükselirken mamul fiyatlarının baskı altında kalması üretici için klasik bir marj tuzağı yaratıyor. Bu ortamda rekabet yalnızca karbon ve fiyat değil; nakit akışı disiplini, stok yönetimi ve operasyonel dayanıklılık üzerinden şekilleniyor.

Sonuç

Önümüzdeki dönemde piyasa tonajı değil, dayanıklılığı test edecek.

 

Saniye Gordon

Steel Market Analyst