Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) yayımladığı OECD Çelik Görünümü 2026 raporu, küresel çelik sektöründe uzun süredir devam eden aşırı kapasite sorununun önümüzdeki yıllarda daha da büyüyeceğine işaret etti. Rapora göre, küresel çelik üretimindeki fazla kapasitenin 2028 yılına kadar 745 milyon tona ulaşması bekleniyor.

OECD verilerine göre söz konusu rakam, OECD üyesi ülkelerin mevcut toplam çelik üretiminin yaklaşık 319 milyon ton üzerinde bulunuyor. Raporda, 2028 yılına kadar dünya genelinde planlanan 139 milyon tonluk yeni kapasite yatırımının, 2025 seviyelerine kıyasla yüzde 5,7'lik bir artış anlamına geldiği belirtilirken, aynı dönemde çelik talebindeki büyümenin yıllık ortalama yalnızca yüzde 0,9 seviyesinde kalmasının öngörüldüğü kaydedildi.

Raporda, yeni kapasite yatırımlarının büyük bölümünün OECD dışındaki ülkelerde gerçekleştirildiği ve bu yatırımların önemli kısmının devlet destekleriyle hayata geçirildiği vurgulandı. Özellikle Çin'deki çelik üreticilerinin aldığı teşviklere dikkat çekilen raporda, 2024 yılında ortalama bir Çinli çelik şirketinin toplam varlıklarına oranla diğer ülkelerdeki üreticilere kıyasla 15 kat daha fazla sübvansiyon aldığı ifade edildi.

Öte yandan OECD ülkelerinde çelik üretim kapasitesinin 2021-2025 döneminde 2,8 milyon ton azaldığı belirtildi. Bu dönemde kapasite daralmasının en belirgin şekilde Birleşik Krallık'ta yüzde 39,7, Japonya'da ise yüzde 7,2 seviyesinde gerçekleştiği bildirildi.

OECD Genel Sekreteri Matthias Cormann, rapora ilişkin değerlendirmesinde aşırı kapasitenin küresel piyasalarda ciddi bozulmalara yol açtığını belirterek, "Aşırı çelik üretim kapasitesi herkes için sorun yaratıyor. Küresel piyasaları bozuyor, ekonomik güvenliği ve dayanıklılığı zayıflatıyor, inovasyonu ve sürdürülebilir kalkınmayı engelliyor" ifadelerini kullandı.

Cormann ayrıca, sorunun çözümü için sübvansiyonlar ve diğer piyasa dışı uygulamalar gibi temel nedenlerin ele alınması gerektiğini vurgulayarak uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Rapor, sektörün karşı karşıya olduğu diğer yapısal sorunlara da dikkat çekti. Buna göre, dünya genelinde 42 ülke hurda ihracatına çeşitli kısıtlamalar uygularken, Orta Doğu'da devam eden jeopolitik gerilimlerin enerji maliyetlerini artırdığı belirtildi. Çelik üretim maliyetlerinin yüzde 40'ına kadarını oluşturabilen enerji giderlerindeki yükselişin, sektörün rekabetçiliğini ve yatırım kararlarını olumsuz etkilediği ifade edildi.

Ayrıca düşük karbonlu çelik üretimine yönelik birçok yatırım projesinin de artan maliyet baskıları nedeniyle ertelendiği kaydedildi. OECD, aşırı kapasite, hammadde kısıtları ve yüksek enerji maliyetlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, küresel çelik sektörünün sürdürülebilir büyüme açısından kritik bir dönemeçten geçtiğine dikkat çekti.

Daha önce American Iron and Steel Institute (AISI) de yaptığı değerlendirmelerde, küresel aşırı kapasitenin piyasa disiplinini zayıflattığını ve özellikle yeni tesis yatırımları ile modernizasyon projeleri planlayan çelik üreticileri açısından önemli bir engel oluşturduğunu belirtmişti.