Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilim, İran çelik sanayisinde üretim ve ihracat dengelerini sarsmaya başladı. ABD ve İsrail tarafından 27 Mart’ta düzenlenen hava saldırılarının, ülkenin önde gelen çelik üreticilerinin altyapısını hedef alması, özellikle yarı mamul üretiminde ciddi kayıplar yaşanabileceğine işaret ediyor.

Sektör kaynaklarına göre, İran’ın önemli üreticilerinden Khouzestan Steel Company ile Mobarakeh Steel Company tesislerinde depolama alanları ve enerji altyapıları zarar gördü. Bu durumun, kütük ve slab üretiminde daralmaya ve ülkenin yarı mamul ihracat kapasitesinde düşüşe yol açması bekleniyor.

Huzistan Çelik tarafında yapılan ilk değerlendirmeler, saldırıların iki depolama silosunda hasara yol açtığını ortaya koyarken, yüksek fırınların saldırı anında devre dışı olması daha büyük bir üretim kaybını şimdilik engelledi. Buna karşın, İsfahan’daki Mobarakeh tesislerinde tablo daha kritik. Şirketin trafo merkezi, alaşımlı çelik üretim hattı ve enerji üretim ünitelerinde hasar meydana geldiği; bazı bölümlerin geçici olarak devre dışı kalabileceği ifade ediliyor.

Şirket tarafından yapılan açıklamada, doğrudan indirgeme tesisleri ile 914 MW ve 250 MW kapasiteli enerji santrallerinde de hasar oluştuğu teyit edildi. Bu gelişme, özellikle enerji yoğun üretim süreçlerine sahip İran çelik sanayisi açısından riskin boyutunu artırıyor.

Öte yandan, aynı gün içerisinde Foolad Atieh tesislerine yönelik saldırı da üretim tarafındaki belirsizliği derinleştirdi. Henüz resmi üretim kaybı verisi paylaşılmasa da, piyasa oyuncuları kısa vadede arz tarafında daralma beklentisini güçlendiriyor.

Worldsteel verilerine göre İran’ın yarı mamul çelik ihracatı aylık yaklaşık 550 bin ton seviyesinde bulunuyordu. Mevcut gelişmeler, bu hacmin önemli ölçüde gerileyebileceğine işaret ediyor. Özellikle Mobarakeh’in yıllık 7 milyon ton sıcak haddelenmiş çelik ve 8 milyon tonun üzerinde DRI kapasitesi ile ülkenin yassı çelik üretiminde ana oyuncu olması, yaşanan hasarın etkisini daha kritik hale getiriyor. Huzistan Çelik ise hem kütük üretimi hem de ihracat tarafında kilit rol üstleniyordu.

Gerilimin bölgesel bir sanayi krizine dönüşme ihtimali de giderek güçleniyor. İran basınında yer alan değerlendirmelerde, saldırıların sürmesi halinde Körfez ülkeleri ve İsrail’deki çelik tesislerinin de hedef alınabileceği yönünde uyarılar dikkat çekiyor.

Bu kapsamda öne çıkan potansiyel hedefler arasında Emirates Steel Arkan, Qatar Steel, Kuwait Steel ve Yehuda Steel gibi bölgenin önemli üreticileri yer alıyor.

Sadece çelik değil, bölgedeki diğer metal sanayileri de risk altında. Nitekim 28 Mart itibarıyla Emirates Global Aluminium tesislerinde önemli hasar oluştuğu açıklanırken, Aluminium Bahrain hasarın boyutunu değerlendirmeye aldı.

Tüm bu gelişmeler, Orta Doğu’da enerji ve lojistik hatlarında yaşanan aksaklıkların küresel metal piyasalarına yansımasının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Nitekim Hindistan çelik sektöründe gaz tedarikine ilişkin sıkıntıların başlaması, zincirleme etkinin ilk sinyalleri olarak değerlendiriliyor.