Slovakya merkezli faaliyetleriyle Avrupa paslanmaz çelik ticaretinde dikkat çeken Lumturi, Türk girişimcilik kültürünü Avrupa’nın kurumsal ticaret yapısıyla birleştirerek büyümesini sürdürüyor. Lumturi Group CFO’su Berçem Demir Aydın şirketin kuruluş hikâyesinden ürün portföyüne, Avrupa pazarındaki konumundan küresel rekabet stratejilerine kadar birçok önemli başlığı değerlendirdi. Lumturi yönetimi, Avrupa’nın merkezinden yürüttükleri ticaret modeliyle hem AB pazarında güçlü bir tedarik ağı kurduklarını hem de yeni yatırımlar ve organizasyon yapısıyla uluslararası büyümelerini hızlandırmayı hedeflediklerini vurguluyor.

“Amacımız kısa vadeli fiyat avantajı değil, uluslararası pazarda uzun vadeli ve güvene dayalı iş ortaklıkları kurmak”

Lumturi olarak Slovakya’da faaliyet gösteren bir Türk firması olmanın sizlere sağladığı en önemli avantajlar nelerdir?

Lumturi olarak en önemli avantajımız, Türk girişimcilik kültürünün hız ve esnekliğini Avrupa’nın sağladığı kurumsal güven ortamıyla birleştirebilmemizdir. Slovakya’daki konumumuz sayesinde AB iç pazarına doğrudan ve gümrüksüz erişim sağlıyor, euro bazlı gelir modeliyle kur riskini minimize ediyoruz. Bu da finansal planlamamızı daha öngörülebilir ve dengeli bir zeminde yürütmemize imkân tanıyor.

Orta Avrupa’daki konumumuz sayesinde ana sanayi bölgelerine hızlı sevkiyat yapabiliyoruz. Bu da hem müşterilerimize zaman avantajı sağlıyor hem de operasyonlarımızı daha verimli yönetmemize yardımcı oluyor. Böylece riskleri daha kontrollü yönetebiliyor ve büyümemizi daha sağlam adımlarla sürdürebiliyoruz.

Bu avantajları Türkiye’de faaliyet göstermekle kıyaslayarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Slovakya’da faaliyet göstermenin en belirleyici avantajı, Avrupa sanayisinin merkezine yakın bir konumda yer almamızdır. Bu sayede ana pazarlara daha kısa teslim süreleri ve daha dengeli lojistik maliyetlerle ulaşabiliyoruz. Bu durum hem müşteri memnuniyetini artırıyor hem de stok ve tedarik süreçlerimizi daha verimli ve kontrollü yönetmemize imkân tanıyor.

Ayrıca Avrupa’daki konumumuz sayesinde tedarikçilerimizle daha hızlı ve kolay bir şekilde bir araya gelebiliyor, bu da daha satın alma aşamasında bize önemli bir avantaj sağlıyor. Daha yakın temas ve daha hızlı karar alma süreçleri, maliyet ve planlama açısından elimizi güçlendiriyor.

paslanmaz-celikte-turk-girisimciliginin-avrupaya-acilan-kapisi-lumturi-1335.jpg (840×470)

Slovakya’yı merkez olarak seçmenizin arkasındaki stratejik nedenler nelerdi?

Slovakya’yı merkez olarak seçmemizde yalnızca coğrafi faktörler değil, iş yapma kültürü ve sistemsel yapı da belirleyici oldu. Öngörülebilir ve kuralları net bir ticaret ortamı, uzun vadeli planlama yapabilmemiz açısından önemli bir kriterdi.

Ayrıca Avrupa Birliği mevzuatına entegre bir yapıda faaliyet göstermek; kalite standartları, sözleşme güvenliği ve ticari süreçlerin şeffaflığı açısından bize güçlü bir zemin sundu. Operasyonel disiplin ile esnek ticaret kabiliyetini aynı yapı içinde birleştirebilmek, stratejik olarak doğru bir merkez seçimi yapmamızı sağladı.

Şirketinizin kuruluş hikâyesinden ve faaliyet alanlarından bahsedebilir misiniz?

Lumturi, Avrupa paslanmaz çelik pazarında daha hızlı, planlı ve güvenilir bir ticaret modeli oluşturma düşüncesiyle kuruldu. Kuruluş sürecinde temel motivasyonumuz; tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklara daha çözüm odaklı yaklaşan, finansal disiplini ön planda tutan ve müşteri ihtiyaçlarına hızlı yanıt verebilen bir yapı oluşturmaktı.

Faaliyet alanımız paslanmaz çelik ürünlerinin ticareti ve dağıtımı üzerine yoğunlaşmaktadır. Bunun yanında proje bazlı tedarik, özel ölçü çözümleri ve hızlı lojistik organizasyonlarıyla müşterilerimize düzenli ve sürdürülebilir bir tedarik süreci sunmayı hedefliyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, kontrollü büyüme anlayışıyla hareket eden ve uzun vadeli iş birliklerine önem veren bir ticaret yapısı inşa etmeye devam ediyoruz.

“Türk girişimciliğinin hız ve esnekliğini Avrupa pazarındaki kurumsal ticaret yapısıyla birleştirerek güçlü bir ticaret modeli kurduk”

Lumturi’nin ürün yelpazesini genel hatlarıyla nasıl tanımlarsınız? En çok talep gören ürünler hangileri? Ürün gamını genişletmeyi planladığınız yeni ürün veya ürün kategorileri var mı?

Lumturi olarak ürün yelpazemizi, sanayinin temel ihtiyaçlarına hızlı ve güvenilir şekilde cevap verecek genişlikte konumlandırıyoruz. Portföyümüzde paslanmaz çelik sac, rulo, boru, profil ve çubuk grupları yer alıyor; hem standart ölçülerde hem de proje bazlı özel taleplere yönelik çözümler sunuyoruz. En çok talep gören ürünler genellikle sac ve boru grupları oluyor; özellikle endüstriyel üretim, makine imalatı ve yapı sektörlerinde bu ürünlere düzenli ve yüksek hacimli ihtiyaç söz konusu. Önümüzdeki dönemde ise katma değeri daha yüksek, işlenmiş ve yarı mamul ürün segmentine ağırlık vermeyi; ayrıca müşteri taleplerine bağlı olarak özel alaşımlı ve niş ürün kategorilerinde portföyümüzü genişletmeyi planlıyoruz. Stratejimiz, sadece ürün çeşitliliğini artırmak değil, marj yapısını güçlendiren ve müşteri sadakatini artıran sürdürülebilir bir ürün karması oluşturmak.

Hangi sektörlere daha yoğun ürün tedarik ediyorsunuz? Endüstriyel, mimari, otomotiv, gıda gibi sektörlerin her birinde pazar payınız nasıl şekilleniyor?

Ağırlıklı olarak endüstriyel üretim, makine imalatı ve otomotiv yan sanayi sektörlerine tedarik sağlıyoruz; bu alanlar, düzenli tüketim ve yüksek tonajlı alım yapısı nedeniyle toplam hacmimizin önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Bunun yanında gıda işleme ve ekipman üretimi sektörü, paslanmaz çeliğin hijyen ve dayanıklılık avantajı nedeniyle istikrarlı talep yaratan önemli bir segment. Mimari ve dekoratif uygulamalar ise dönemsel dalgalanma gösterebilen, ancak katma değeri yüksek bir diğer alan olarak portföyümüzde yer alıyor.

Stratejik olarak dengeli bir sektör dağılımı hedefliyoruz; tek bir sektöre bağımlı kalmadan riskleri dağıtan, farklı endüstrilerde sürdürülebilir pazar payı oluşturan bir yapı kuruyoruz.

Bu yaklaşımın bir parçası olarak, faaliyetlerimizi üç ana şirket üzerinden yürütüyorduk: Lumturi Stainless Steel, Lumturi Long Products ve Lumturi Logistics & Warehousing. Son olarak dördüncü yapılanmamız olan Lumturi Global ile özellikle Türkiye ayağında yeni bir ticari yapı oluşturduk. Lumturi Global, stoklu çalışma modeli, antrepo ve yurt içi depo organizasyonuyla hem ithalat hem ihracat faaliyetlerini yürütecek şekilde konumlandırılmıştır. Bu adım, grubun ticari hacmini ve operasyonel esnekliğini artıran tamamlayıcı bir yapı niteliği taşımaktadır.

Lumturi Stainless Steel çatısı altında paslanmaz çelik sac, rulo gibi ürünlerin ticaretini yapıyoruz. Lumturi Long Products ile uzun mamul ürün gruplarında müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Lumturi Logistics & Warehousing ise depolama, lojistik ve tedarik zinciri hizmetleri sunarak bütünleyici çözümler üretmemizi sağlıyor.

Lumturi olarak hangi ülkelere ihracat gerçekleştiriyorsunuz? Mevcut ihracat yapısında AB ülkelerinin payı nedir? Yeni pazar açılımları üzerine hedef veya planlarınız bulunmakta mı?

Lumturi olarak ihracat faaliyetlerimizi ağırlıklı olarak Avrupa pazarında sürdürüyoruz. Halihazırda Avrupa Birliği ülkelerinin tamamıyla aktif ticari ilişkilerimiz bulunmakta olup, bunun yanı sıra Mağrip ülkeleriyle de ciddi ve düzenli bir iş hacmi yürütüyoruz. Bu geniş coğrafyada sürdürülebilir iş birlikleri kurarak istikrarlı bir ticaret yapısı oluşturmuş durumdayız.

Polonya’daki yapılanmamız ve Türkiye’de hayata geçirdiğimiz Lumturi Global ile operasyonel ağımızı daha da güçlendiriyoruz. Lumturi Global, paslanmaz çeliği ana çıkış noktası olarak konumlandırmakla birlikte, farklı ürün gruplarında da ithalat ve ihracat faaliyetleri yürütmek amaciyla kurulmus bir firmadir.

Hedefimiz; farklı bölgelerde güçlü, dengeli ve sürdürülebilir bir ticaret ağı oluşturarak Lumturi markasını uluslararası pazarda güvenilir ve çok yönlü bir iş ortağı olarak konumlandırmaktır.

2025 yılını firma açısından ve genel olarak paslanmaz çelik sektöründe nasıl değerlendiriyorsunuz?

2025 yılını, paslanmaz çelik sektörü açısından dengelenme ve temkinli ilerleme yılı olarak değerlendiriyoruz. Küresel piyasalardaki dalgalanmalar, maliyet unsurları ve rekabet koşulları sektör genelinde daha planlı, risk yönetimi odaklı bir yaklaşımı gerekli kıldı. Bu süreçte sürdürülebilirlik, doğru stok planlaması ve güçlü tedarik ilişkileri her zamankinden daha önemli hale geldi.

Lumturi açısından ise 2025, proje bazlı çalışma modelimizin karşılığını aldığımız bir yıl oldu. Planlı ve kontrollü büyüme stratejimiz doğrultusunda belirlediğimiz hedeflerin büyük ölçüde gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Özellikle operasyonel disiplin, müşteri odaklı yaklaşım ve doğru ürün konumlandırması sayesinde yılı istikrarlı bir şekilde tamamladık. Genel olarak 2025, temkinli ancak hedeflerimize ulaştığımız ve yapısal olarak güçlendiğimiz bir dönem oldu.

Sektördeki talep, fiyatlar, arz – talep dengesi ve finansal göstergeler açısından yılın özeti nasıl olurdu?

Yıl genelinde sektörde talep tarafında belirgin bir yavaşlama gözlemlendi. Küresel ölçekte ekonomik belirsizlikler ve finansal koşullardaki sıkılaşma, birçok firmanın üretim planlarını daha temkinli oluşturmasına neden oldu. Özellikle öngörülebilirliğin sınırlı olduğu dönemlerde şirketler stok riskini azaltmaya ve nakit akışını korumaya odaklandı.

Bu durum arz–talep dengesinde dönemsel dalgalanmalara yol açarken, fiyatlarda da istikrarlı bir yükselişten ziyade kontrollü ve zaman zaman aşağı yönlü hareketler görüldü. Marjların daraldığı, rekabetin arttığı ve finansal disiplinin ön plana çıktığı bir yıl yaşandı. Genel çerçevede yılı; hacimlerin daraldığı ancak operasyonel verimliliğin, doğru maliyet yönetiminin ve güçlü tedarik ilişkilerinin firmalar açısından belirleyici olduğu bir dönem olarak özetleyebiliriz.

“Orta Avrupa’daki konumumuz sayesinde ana sanayi bölgelerine hızlı sevkiyat yapabiliyoruz”

paslanmaz-celikte-turk-girisimciliginin-avrupaya-acilan-kapisi-lumturi-8760.jpg (840×470)

Özellikle pandemi sonrası ve küresel tedarik zinciri değişimlerinden sektörde ne gibi etkiler gözlemlediniz?

Pandemi sonrası dönemde paslanmaz çelik sektöründe en belirgin etki, tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılması oldu. Firmalar tek kaynağa bağlı modellerden uzaklaşıp daha esnek ve alternatifli tedarik yapıları oluşturmaya yöneldi.

Lojistik maliyetlerindeki artış ve teslim sürelerindeki belirsizlik, stok planlamasını ve finansal disiplini daha kritik hale getirdi. Aynı zamanda talep tarafında daha temkinli ve proje bazlı alım modelleri öne çıktı. Bu süreç, sektörde risk yönetimi ve operasyonel esnekliğin önemini artırdı.

Çin’in agresif çelik fiyat ve ihracat politikalarının Avrupa pazarında ve genel olarak sektörde yarattığı baskıyı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu baskıyla mücadele için sektör genelinde ve kendi firmanızda aldığınız/öngördüğünüz önlemler nelerdir?

Çin’in fiyat odaklı ve yüksek hacimli ihracat politikaları, özellikle Avrupa pazarında fiyat rekabetini belirgin şekilde arttırdı. Bu durum kısa vadede piyasa fiyatları üzerinde baskı oluştururken, marjların daralmasına ve rekabetin daha agresif bir zemine taşınmasına neden oldu.

Ancak bu süreci yalnızca fiyat perspektifinden değerlendirmemek gerekir. Avrupa pazarında kalite standartları, sertifikasyon gereklilikleri, teslim süreleri ve sürdürülebilirlik kriterleri de en az fiyat kadar belirleyici unsurlardır. Bu nedenle uzun vadede yalnızca düşük fiyat stratejisi kalıcı bir avantaj sağlamayacaktır.

Sektör genelinde firmaların daha verimli maliyet yönetimine, alternatif tedarik modellerine ve katma değerli ürünlere yöneldiğini görüyoruz. Lumturi olarak biz de fiyat rekabetinin yani sira ; güvenilir tedarik, doğru stok planlaması, hızlı operasyon ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla sürdürülebilir bir calisma modeli benimsiyoruz. Amacımız kısa vadeli fiyat avantajı değil, uzun vadeli iş ortaklıkları oluşturmaktır.

Lumturi için kısa vadeli (1–2 yıl) hedef ve projeleriniz nelerdir? Yeni yatırımlar, ürün geliştirme, kapasite artırımı gibi planlarınız var mı? Global pazarda hedeflenen pozisyon, büyüme hedefleri ve rekabet stratejileriniz nelerdir?

Kısa vadede önceliğimiz mevcut organizasyon yapımızı güçlendirmek ve yeni yatırımlarımızı devreye almaktır.

Slovakya ana merkezimiz olarak faaliyetlerine devam ederken, Polonya’da yeni şube ve depo açılışıyla Avrupa operasyonlarımızı destekliyoruz.

Türkiye tarafında ise Lumturi Global yapılanmasını hayata geçiriyoruz. Bu yapı, ana ürün grubumuz olan paslanmaz çeliği merkezine alarak faaliyet gösterecek ve aktif stoklu çalışma modeliyle ilerleyecektir. Antrepo yapılanmasının yanı sıra yurt içinde depo organizasyonu da kurulmaktadır. Bu sayede hem ithalat hem ihracat süreçlerinde daha hızlı ve esnek bir operasyon kabiliyeti hedeflenmektedir.

Lumturi Global, yalnızca ticaret yapan bir yapı değil; stok yönetimi, lojistik planlama ve ürün çeşitliliğiyle daha sistemli ve sürdürülebilir bir operasyon modeli oluşturmayı amaçlamaktadır.

Türkiye’deki paslanmaz çelik sektörü hakkında kısaca bir yorum yapar mısınız?

Türkiye’de paslanmaz çelik sektörü, güçlü sanayi altyapısı ve girişimci iş kültürüyle dikkat çeken bir yapıya sahip. Özellikle Türk sanayicilerinin hızlı adaptasyon kabiliyeti, çözüm odaklı yaklaşımı ve ticari esnekliği sektöre önemli bir dinamizm kazandırıyor.

Zorlu piyasa koşullarına rağmen üretim disiplini ve rekabet gücünü koruyabilen bir sanayi yapısı mevcut. Doğru strateji, finansal disiplin ve uzun vadeli iş birlikleriyle Türkiye’nin paslanmaz çelik alanında küresel ölçekte daha da güçlü bir konuma gelebileceğini düşünüyoruz.

paslanmaz-celikte-turk-girisimciliginin-avrupaya-acilan-kapisi-lumturi-6778.jpg (840×470)