1923’ten bu yana üretim teknolojilerinde inovasyona yön veren TRUMPF, Türkiye’de sac işleme, lazer teknolojileri, otomasyon ve dijital üretim çözümleriyle sanayicinin dönüşüm yolculuğuna eşlik ediyor. TRUMPF Türkiye Genel Müdürü Burak Günsür ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; şirketin Türkiye yapılanmasını, akıllı fabrika vizyonunu, yapay zekâ destekli üretim teknolojilerini ve geleceğin imalat dünyasını konuştuk.
TRUMPF Türkiye: Sac İşleme ve Lazer Teknolojilerinde Yenilikçi Çözümlerle Sanayinin Yanında
Türkiye’nin sac işleme ve lazer teknolojisi pazarında güvenilir bir teknoloji ortağı olarak öne çıkan TRUMPF Türkiye, global TRUMPF Grubu’nun 1923’ten bu yana süren inovasyon mirasını yerel sanayicinin hizmetine sunuyor.
Şirket, bugün 90’dan fazla ülkede faaliyet gösteriyor, 17.750 çalışanı istihdam ediyor ve 4,3 milyar €’luk küresel ciroya ulaşıyor. Sac işleme makineleri, lazer sistemleri, otomasyon, yazılım ve finansmanı bir arada sunabilen nadir şirketlerden biri olmasıyla üretim teknolojilerinde entegre çözüm ortağı kimliğini güçlendiriyor.
Türkiye’de Doğrudan Faaliyetin Katkısı
TRUMPF Türkiye, 2017’de doğrudan yatırım modeliyle faaliyete geçtikten sonra yaklaşık 50 kişilik uzman kadrosuyla İstanbul Ümraniye’deki TRUMPF Plaza’da müşterilerine satış, uygulama mühendisliği, servis, eğitim, yedek parça ve finansal danışmanlığı tek çatı altında sunan bir çözüm merkezi hâline geldi. Şirket, Türkiye genelinde saha servis mühendisleri ağı sayesinde acil bakım ve onarım ihtiyaçlarına hızlı yanıt veriyor.
1923’ten Dijital Fabrikaya:Teknolojide 100 Yılı Aşan Yolculuk
TRUMPF’un hikâyesi, 1923’te Almanya’nın Ditzingen kentinde esnek miller ve el aletleri üreten bir atölye olarak başlıyor. 1950’lerden itibaren sac işleme makinelerine,
1970’lerin sonunda ise lazer tabanlı üretim çözümlerine yönelen şirket, 1979’da piyasaya sürdüğü dünyadaki ilk kombine Punch-Laser makinesiyle sac metal işleme endüstrisinde devrim yaratıyor. Günümüzde TRUMPF’un ürün gamı şunları kapsıyor:
• TruLaser – 2D lazer kesim makineleri
• TruLaser Tube – boru ve profil kesim sistemleri
• TruBend – bükme makineleri
• Kombine Punch + Lazer makineleri
• TruPunch – Zımbalama Makineleri
• TruLaser Cell - 3D Kesim, Kaynak ve Cladding sistemleri
(5 eksen) ve otomasyon konseptleri
• TruLaser Station Ergonomik Kaynak İstasyonları
• TruMark Station Lazer Markalama İstasyonlarımız
• TruLaser Weld robotik lazer kaynak istasyonları
• MES yazılımları, dijital ikiz ve kestirimci bakım platformları
• TRUMPF Bank finansman desteği
Üretim Trendleri: AI, Smart Factory ve Yeni Nesil Otomasyon
Küresel imalat sanayisinin dijitalleşmesi ve Industry 4.0 dönüşümü hızlanırken, TRUMPF Türkiye bu değişimin öncüsü olarak konumlandırılıyor. Şirket, makinelerini yalnızca üretim aracı değil veri üreten sensörler hâline getiriyor. Bağlanabilirlik sayesinde toplanan veriler, kestirimci bakım, uzaktan servis, enerji optimizasyonu ve üretim planlamasında kullanılıyor.
Yapay Zekâ ve Akıllı Kesim Asistanları
TRUMPF’un en yenilikçi geliştirmelerinden biri, lazer kesim makinelerine entegre edilen AI-destekli Cutting Assistant teknolojisidir. Bu sistem, malzeme türü, kalınlığı ve lot özelliklerine göre kesim parametrelerini otomatik olarak ayarlayarak tutarlı kalite, daha yüksek üretkenlik ve operatör bağımlılığını azaltan akıllı çözümler sağlıyor. Böylelikle farklı vardiyalardaki operatörlerin veya deneyim seviyelerinin olmadığı durumlarda bile hatasız üretim mümkün oluyor.
Smart Factory Danışmanlığı ve Entegre Ekosistem
TRUMPF’un yıllık global cirosunun yaklaşık %10’unu AR-GE’ye ayırması, şirketin inovasyon öncülüğünü korumak için ne kadar ciddi bir taahhüt verdiğini gösteriyor. Türkiye’de ise şirket, sadece makine satışı değil, müşterilerinin dijital dönüşüm yolculuğunda tam bir rehber olarak hizmet veriyor. Smart Factory danışmanlık hizmetleri, üretim hattındaki mevcut ekipmanları analiz ederek:
• Verimlilik ölçümü ve darboğaz tespiti
• Otomasyon potansiyelinin harita çıkarılması
• Dijital ikiz modellemesi
• Kestirimci Bakım stratejisi geliştirme
• Eğitim ve değişim yönetimi gibi adımlarla firmaların akıllı fabrika geçişini sistematik şekilde gerçekleştirmesini sağlıyor.
Robotik ve Otomasyon Trendleri
Küçük partili ve değişken üretim yapan işletmeler için, otomasyon ve yazılım destekli entegre hücreler önem kazanıyor. TRUMPF’un sunduğu çözümler, makineleri kolaboratif robotlarla birleştirerek parça sıralama, kalite kontrol ve depolama işlemlerini otomatikleştiriyor. Bu sayede atölyelere hız ve esneklik kazandırılıyor ve operatörler daha katma değerli görevlere yönlendiriliyor.
Enerji Verimliliği ve Sürdürülebilirlik
Makineler tarafından toplanan veriler, enerji tüketimi optimizasyonunda da kullanılıyor. Sistemler, işletmelerin karbon ayak izini azaltırken operasyon maliyetlerini düşürmesine yardımcı oluyor. Bu, özellikle Avrupa pazarındaki yeşil imalat (green manufacturing) trendine Türk üreticilerinin uyum sağlaması açısından kritik öneme sahip.
Strateji, Dijitalleşme ve Türkiye’nin Geleceği TRUMPF Türkiye’nin sunduğu değer zincirini nasıl tanımlarsınız?
Biz TRUMPF Türkiye olarak müşterilerimize yalnızca makine değil; üretimin tamamını kapsayan entegre bir değer zinciri sunuyoruz. Küresel teknolojimizi yerel mühendislik ve servis ekibimizin deneyimiyle birleştiriyor, uzun vadeli rekabet avantajı yaratıyoruz. Makine, otomasyon, yazılım, servis, eğitim ve finansman – tümü tek çatı altında. Bu entegre yapı müşteriye birden fazla tedarikçiyle uğraşmaktan kurtarıyor ve bütüncül bir ekosistem sağlıyor.
2017’de doğrudan yatırım modeliyle Türkiye’ye gelmek hangi kararları değiştirdi?
Doğrudan yatırım kararı, hem küresel TRUMPF standartlarını hem de yerel ihtiyaçları tek çatıda buluşturdu. Artık müşterilerimiz küresel TRUMPF kalitesini bire bir hissediyor; kurulumdan eğitime, servisten yedek parçaya kadar tüm aşamalarda kendi ekibimizle çok daha hızlı ve etkin çözümler üretebiliyoruz. Bu da bizi rakiplerden ayrıştırıyor.
“Biz TRUMPF Türkiye olarak müşterilerimize yalnızca makine değil; üretimin tamamını kapsayan entegre bir değer zinciri sunuyoruz”
Müşterilerinizin üretim ortamları farklıdır. Her biri için özel çözüm geliştirmek nasıl mümkün oluyor?
Her fabrikanın kendi dinamiği, malzeme yapısı ve üretim akışı farklıdır. Biz müşterilerimizi derinlemesine dinleyip üretim akışına en uygun kombinasyonu tasarlıyoruz; makine, otomasyon ve yazılımı bir bütün olarak kurgulyoruz. TCO (Toplam Sahip Olma Maliyeti) hesabıyla hareket ediyoruz. En doğru yatırım, sadece ilk yıl değil, beşinci yılında da kazandırmaya devam eden yatırımdır. TRUMPF sistemlerinin çoğu zaman birkaç yıl içinde yatırımını amorti ettiğini görüyoruz. Bu sayede yatırım ilk günden itibaren üretkenlik getiriyor.
Yapay zekâ ve dijital teknolojiler TRUMPF’un stratejisinde nereye oturuyor?
Yıllık global ciromuzun %10’unu AR-GE’ye ayırdığımız bütçemizle, kendi yazılım ve yapay zekâ geliştirmelerimizi kullanarak lazer dünyasında 3 boyutlu kesim, kaynak, markalama ve yüzey işleme gibi alanlarda benzersiz çözümler sunuyoruz. Cutting Assistant gibi AI-destekli teknolojilerimiz, operatör deneyimine bağlı kaliteyi ortadan kaldırıyor. Farklı vardiyalardaki operatörler veya deneyim seviyeleri fark etmeksizin tutarlı kalite elde ediliyor. Bu, Türk mühendislerin daha karmaşık parçaları ekonomik şekilde üretmesini ve ihracatta rekabet avantajı sağlamasını mümkün kılıyor.
Smart Factory danışmanlığı nedir ve müşteriler bunu neden gereksinim duyuyor?
Dijitalleşme sadece makine almak değildir. Mevcut üretim ortamını analiz etmek, verimliliğin nerede kaybedildiğini tespit etmek, otomasyon potansiyelini harita çıkarmak ve bunu sistematik şekilde gerçekleştirmek gerekir.
Smart Factory danışmanlığımız, müşterilerimizin dijital dönüşüm yolculuğunda adım adım ilerlemesini sağlıyor. Dijital ikiz modelleme, predictive maintenance, veri analitiği; bunlar sadece teoriye değil, müşterinin somut üretim sorunlarına çözüm oluyor. Böylece firma, yatırımının gerçek ROI’sini görebiliyor.
Türkiye’nin global rekabette hangi açılardan güçlü olması gerekiyor?
Küresel rekabette yalnızca fiyat avantajı yetmiyor; hız, esneklik ve hatasız üretim gerekiyor. TRUMPF’un sunduğu otomasyon ve dijital çözümler, Türk üreticisini bu anlamda bir üst lige taşıyor. Lazerin sektörel avantajlarına bakarsak: kesim ve kaynakta ulaştığımız hız ve hassasiyet, üreticilere yalnızca kalite değil, tasarım özgürlüğü de kazandırıyor. Türk mühendisleri daha karmaşık parçaları ekonomik şekilde üretebiliyor, ihracatta rekabet avantajı sağlanıyor.
Türkiye’deki servis ağı ve müşteri desteği nasıl işliyor?
İstanbul’daki TRUMPF Plaza yalnızca bir satış noktası değil; uygulama merkezi, eğitim salonları ve yedek parça deposuyla donatılmış bir servis üssü. Türkiye genelindeki saha servis mühendisleri, acil bakım ve onarım ihtiyaçlarına hızlı yanıt veriyor. Ancak modern servisten bahsederken, sadece reaktif müdahaleden bahsedilmiyor. Dijital altyapımızla sorunları oluşmadan tespit ediyoruz, kestirimci bakım stratejileri uygulatıyoruz. Böylece makinelerin ömrü uzuyor ve müşteri üretim kesintisinden korunuyor. Operatör ve bakım ekipleri için düzenlenen eğitim programları, firmaların yeni teknolojilere hızlı ve sorunsuz uyum sağlamasını sağlıyor.
İnsan kaynağı TRUMPF Türkiye’nin başarısında hangi rol oynuyor?
Sürdürülebilir başarının ardındaki en önemli unsur, insan kaynağı ve kurumsal kültür. TRUMPF’un temel değerleri, bağımsızlık, açık fikirlilik, ikna edicilik ve güç doğrultusunda çalışıyoruz. “Cesur fikirlere güvenmek” işveren markamızın özüdür. Teknik yetkinliği yüksek ve profesyonel ekibimizle en büyük gücümüzün insan kaynağımız olduğuna inanıyoruz. Eğitim ve gelişim programlarıyla ekibimizin yetkinliklerini sürekli güncel tutuyoruz. Motive ve donanımlı bir ekip, sahada müşteriye yansıyan hizmet kalitesini de belirliyor; bu da bizi rakiplerden ayrıştırıyor.
Finansal disiplinin TRUMPF’un rekabet gücüne katkısı nedir?
Finansal sürdürülebilirlik ve disiplinli kaynak yönetimi, büyüme hedeflerimize ulaşmamızda kritik rol oynuyor. Her dönem yeni fırsatlar ve yeni zorluklar getiriyor. Kaynakları verimli kullanmak, riskleri doğru yönetmek ve geleceği öngörebilmek, finans dünyasında başarıyı belirleyen en önemli unsurlar. Finansal süreçlerimizi sürekli optimize ederek, yalnızca bugünün değil yarının da güçlü kurumlarını inşa etmeyi hedefliyoruz.
Güven, finansal başarımızın en değerli sermayesidir. Amacımız, tüm süreçlerimizi şeffaf, sürdürülebilir ve verimlilik ilkeleriyle yönetmek; finansal disiplinimizi vizyoner bir bakışla birleştirip yalnızca bugünü güçlendirmek değil, aynı zamanda geleceğe sağlam bir köprü kurmaktır.
Geleceğe dönük TRUMPF Türkiye’nin vizyonu nedir?
Türkiye’deki başarı hikâyelerini küresel pazara örnek göstererek TRUMPF’u yalnızca bir makine tedarikçisi değil, uzun vadeli teknoloji ortağı olarak konumlandırmak istiyoruz. Dijitalleşme, AI-destekli çözümler ve akıllı otomasyon, Türk sanayisinin rekabet gücünü yeniden tanımlayacak. Biz de bu dönüşümün ortağı olmaktan gurur duyuyoruz.

Müşteri Odaklılık: Proaktif Destek ve Dijital Çözümler
TRUMPF Türkiye’nin müşteri hizmet felsefesi, geleneksel servisten radikal şekilde ayrılıyor. Şirket, arıza giderme merkezli yapıdan, sorunları oluşmadan tespit eden proaktif ortaklık modeline geçmiştir.
Dijital Gözlem ve Predictive Maintenance
Makinelere entegre edilen sensörler ve IoT teknolojileri, üretim ortamında gerçek zamanlı veri topluyor. Bu veriler TRUMPF’un merkezi veri analitiği platformuna aktarılıyor. Şirketin uzmanları, makinenin performansını 7/24 izleyip potansiyel sorunları önceden tespit ediyorlar. Örneğin, bir lazer tüpünün performansı düşmeye başlamışsa, zaten hasar olmadan yedek parça satılır ve servis planlanır. Bu, müşterinin beklenmedik üretim durması riskini ortadan kaldırıyor.
Uzaktan Destek ve Hızlı Müdahale
Sorun tespit edildiğinde, TRUMPF teknikerleri ilk olarak uzaktan erişim sağlayarak otodiagnostik işlemler yapıyor. Çoğu zaman yazılım güncellemesi veya parametre ayarlamasıyla sorun çözülüyor, makinenin durması engelleniyor. Fiziksel müdahale gerekirse, şirketin saha servis mühendisleri hızlıca seferber ediliyor.
Operatör Eğitimi ve Bilişim Danışmanlığı
Makine başında çalışan operatörlerin temel teknik bilgisinin yetersiz olması, imalat sanayisinde sık karşılaşılan sorunlardan biridir. TRUMPF, İstanbul Plaza’sında kurulan eğitim salonlarında operatör ve bakım ekipleri için yapılandırılmış kurslar sunuyor. Cutting Assistant gibi AI destekli sistemlerin nasıl kullanılacağı, dijital ikiz yazılımının ne olduğu, kestirimci bakımın ne olduğu, bu konularda pratik eğitim sağlanıyor. Böylece firma, yeni teknolojilere sorunsuzca geçiş yapabiliyor.
“Cutting Assistant gibi AI destekli teknolojilerimiz, operatör deneyimine bağlı kalite farklarını ortadan kaldırarak daha tutarlı üretim sağlıyor”
MES ve Üretim Planlaması Entegrasyonu
Sadece makine seviyesinde değil, fabrika düzeyinde veri entegrasyonu sağlanıyor. TRUMPF’un Manufacturing Execution System (MES) yazılımları, tüm makinelerin çıkardığı verileri merkezi bir dashboard’ta gösteriyor. Üretim planlayıcılar, gerçek zamanlı üretim durumunu görerek daha akılcı kararlar alıyor. Sipariş gecikmesi, kalite hatası veya enerji verimsizliği gibi sorunlar oluşmadan algılanıyor.
TCO-Merkezli Danışmanlık
TRUMPF Türkiye, müşteri ziyaretlerinde başlangıçta makine spesifikasyonlarından değil, müşterinin iş hedeflerinden başlıyor. “Senelik kaç ton üretmek istiyorsunuz?”, “Kalite standartlarınız nedir?”, “İşçilik maliyetleri ne kadar?”, “Enerji faturası bütçenizde yüzde kaçı?” gibi sorular soruluyor. Bu verilerle TRUMPF uzmanları, TCO hesaplaması yapıyor. Böylece müşteri, makineyi uzun vadeli perspektifle değerlendiriyor, ilk yıl yatırımı değil, uzun vadeli kârlılığı görüyor.
Sektörel Uygulamalar ve Başarı Örnekleri
TRUMPF Türkiye; otomotiv yan sanayi, HVAC-beyaz eşya, mobilya ve mimari metal işleme, enerji ve sac fason imalat sektörlerinde sayısız işletmeye değer katıyor.
Mobilya ve Raf Üreticileri
TruLaser Tube sistemleri, mobil ve raf üreticilerinin kaynak adımlarını azaltıp montaj sürelerini kısaltıyor. 3D lazer kesim teknolojisi, karmaşık profil parçaları tek pasoda üretiyor. AI destekli parametre seçimi, farklı malzeme kalınlıkları için otomatik optimizasyon sağlıyor. Sonuç: işçi bağımlılığı azalıyor, üretim hızı artıyor, hata oranı yüzde 5’ten altına düşüyor.
Beyaz Eşya ve HVAC Üreticileri
TruBend bükme preslerinde veri tabanlı açı düzeltme teknolojisi, farklı vardiyalardaki operatörlere aynı hassasiyeti sunuyor. Makine, bükülecek parçanın geometrisini öğreniyor, her seferde kusursuz sonuç veriyor. Montaj hatası azalıyor, rework maliyeti düşüyor. Enerji optimizasyonu yazılımı ise preslerin bekleme süresinde enerji tüketiminin sıfırlanmadığına yakın seviyelere indiriyor.
Otomotiv Yan Sanayii
Komplike metal parçaların üretimi için kombine Punch + Laser hücreleri, mühendislik havasını değiştirdi. Robotik parça sıralama ve akıllı depolama çözümleri, küçük partili üretim yapan atölyelere hız ve esneklik kazandırıyor. Bir müşteri örneğinde, parça teslim süresi 15 günden 8 güne düşmüş; stok maliyeti ise yüzde 30 azalmış.
Metal Fason İmalatçıları
Dış ticaret yapmak isteyen fason imalatçılar için kalite ve hız kritiktir. TRUMPF’un dijital ikiz modelleme ve SPC (İstatistiksel Proses Kontrol) yazılımları, her partide kalite tutarlılığını sağlıyor. Müşteri, ISO/TS sertifikasyon denetimleri sırasında tam veri traceability ile karşılaşıyor; bu da dış pazarda kredibilite artırıyor.
Dijitalleşme Yolculuğu: Adımlar ve Kazanımlar
TRUMPF Türkiye’nin sunduğu dijitalleşme stratejisi, tek seferde işletmeyi “akıllı fabrikaya” dönüştürmeyi değil, aşamalı bir yolculuk önermeyi amaçlıyor.
Aşama 1: Görünürlük (Visibility)
İlk adım, fabrikada ne olduğunun görülmesidir. Makinelere sensörler ekleniyor, veriler toplanıyor. Gerçek zamanlı dashboard, yöneticiye makine verimlilik, parça çıkış hızı, kalite oranı gibi metrikleri gösteriyor. Bu aşamada bile, işletme bazen verimliliği yüzde 10-15 artırabiliyor (çünkü gözlemlenen sorunlar hemen gideriliyor).
Aşama 2: Analiz (Analytics)
Veriler toplanıyor, tarihsel analiz yapılıyor. Makinenin hangi saatlarda verimlilik düştüğü, hangi parça türlerinde kalite sorunu yaşandığı, enerji tüketimi nerede artıyor gibi sorulara cevap verilmeye başlanıyor. Bu aşamada müşteri, kendi üretim prosesini derinlemesine anlıyor.
Aşama 3: Tahmin (Prediction)
Machine Learning algoritmaları, geçmiş verilerden öğrenerek gelecekteki sorunları öngörüyor. Kestirimci bakım, kalite sorunları, atıl zamanlar – bunlar proaktif şekilde yönetiliyor.
Aşama 4: Otomasyon (Automation)
İnsan müdahalesine ihtiyaç duyan rutin kararlar otomatikleştirilmeye başlanıyor. Kesim parametreleri otomatik seçiliyor, depo yönetimi yazılım tarafından yapılıyor, sipariş planlama algoritmaları tarafından optimize ediliyor. Her aşama, müşterinin kendi hızında ilerleyebilecek şekilde özelleştirilir. TRUMPF’un danışmanları, müşterinin yatırım kapasitesini ve teknolojik olgunluk seviyesini dikkate alarak yol haritası çizer.
Geleceğin Rekabeti: Hız, Kalite, Sürdürülebilirlik
Türk sac işleme ve lazer imalat endüstrisi, karşı karşıya olduğu zorluklar kadar büyük fırsatlara da sahip. Çin ve Hindistan’dan gelen fiyat rekabeti, Avrupa’daki yeşil imalat gereklilikleri, E.U. pazarına erişim şartları – bunlar ortamın parçası. Ancak TRUMPF Türkiye’nin gördüğü, Türkiye’nin bu zorlukları atlatma gücüne sahip olduğu.
Teknoloji ortağı olarak TRUMPF, müşterilerinin global pazarda adım atmalarında destek sunmaya devam edecek. Smart Factory danışmanlığı, AI-destekli kesim asistanları, predictive maintenance, entegre otomasyon – bunlar sadece verimliliği değil, müşterinin stratejik konumunu yeniden tanımlıyor. Burak Günsür’ün vurguladığı gibi: “Türkiye’deki başarı hikâyelerini bölge ülkelerine örnek göstererek TRUMPF’u yalnızca bir makine tedarikçisi değil, uzun vadeli teknoloji ortağı olarak konumlandırmak istiyoruz.”
Bu vizyonda, Türkiye bir sac işleme ülkesinden, dijital imalat merkezi haline dönüşüyor. Ve bu dönüşüme TRUMPF’un Türkiye’deki adanmış ekibi, servis ağı ve global AR-GE kapasitesi tam destek veriyor.












































