Wire & Tube 2026 Fuarı’nda konuştuğumuz Şensac Kalite ve Sürdürülebilirlik Kıdemli Mühendisi Polen Gülmez, hem üretim yapısını hem de ihracat ağırlıklı büyüme stratejilerini aktarırken; sektörün karşı karşıya olduğu kota ve CBAM kaynaklı yükümlülüklerin etkilerine dikkat çekti.

"Üretimimizin önemli bir kısmını ihracata yönlendiriyoruz; Avrupa en büyük pazarlarımızdan biridir"

Şensac’tan ve faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

Biz üçüncü nesil bir aile firmasıyız. Yaklaşık 60 yıllık bir geçmişimiz var. Gebze’de faaliyet gösteriyoruz. Deneyimli kadromuz ve 100’ü aşkın çalışanımızla çelik sektöründe faaliyet göstermekte; kalite, güven ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımımızla müşterilerimize değer sunmaktayız.Çelik servis merkezi, tel ezme/tel haddeleme (lama) ve boy menteşe olmak üzere üç ana ürün grubunda üretim yapmaktayız.

Wire & Tube 2026 Fuarı’nı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Wire & Tube Fuarı’na üçüncü kez katılım sağlıyoruz. Önceki deneyimlerimize kıyasla fuarın ilk günü daha sakin geçti ve ziyaretçi sayısı azdı. Almanya’daki grev nedeniyle birçok katılımcı gelememişti. Ancak ikinci gün çok yoğun ve verimli geçti. Üçüncü gün de aynı yoğunluk devam ediyor. İtalya, İspanya, Portekiz ve Arjantin gibi birçok ülkeden müşterilerimizi ağırladık. Mevcut müşterilerimizin gelmesi de bizi memnun etti. Genel olarak verimli bir fuar geçiriyoruz.

Şensac’ın ihracat yapısı hakkında bilgi verir misiniz?

Şensac olarak ihracat odaklı bir yapıya sahibiz. Satışlarımızın yaklaşık %80’i ihracattan oluşmakta olup, Avrupa başlıca pazarlarımız arasında yer almaktadır. Yıllık üretim kapasitemiz 20.000 ton lama, 6.000 ton sac ve 6 milyon adet boy menteşetir.

Sektördeki mevcut durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son 2–3 yıldır demir çelik sektörü hem Türkiye’de hem dünyada durağan bir süreçten geçiyor.

Bunun yanında piyasayı etkileyen birkaç önemli faktör var. Bunlardan biri ürünümüze uygulanan kota. Hem üretici hem de Avrupa’daki müşteriler bu durumdan şikayetçi. Bir diğer önemli konu ise sürdürülebilirlik.

Sürdürülebilirlik tarafında nasıl bir hazırlığınız var?

2027 itibarıyla beklenen karbon vergisi ve genel regülasyon baskısı sektörün tamamı için önemli bir gündem oluşturmaktadır. Ancak biz bu süreci erken öngörerek 2023 yılı başından itibaren gerekli adımları atmaya başladık.

Bu kapsamda devreye aldığımız güneş enerjisi santralimiz ile enerji ihtiyacımızın yaklaşık %75’ini yenilenebilir kaynaklardan karşılıyoruz. Aynı zamanda üretim hatlarımızda müşteri ve iş emrine özel enerji ölçümleri gerçekleştirerek karbon emisyonlarımızı detaylı şekilde hesaplıyor, bu doğrultuda müşterilerimize CBAM uyumlu, şeffaf ve güvenilir veriler sunuyoruz.

Bugün geldiğimiz noktada hem beklenen karbon vergisi düzenlemelerine hem de artan müşteri sürdürülebilirlik taleplerine hazır bir yapı ile ilerliyoruz.

Bu durum satışlarınıza nasıl yansıdı?

Yaklaşık %30 oranında bir düşüş yaşadık. Müşteriler hem karbon vergisi hem de piyasa baskıları nedeniyle daha temkinli davranıyor. Ancak güçlü müşteri ilişkilerimiz ve devam eden iş birliklerimiz sayesinde sürecin geçici olduğunu düşünüyoruz.

Genel olarak fuar ve sektör için değerlendirmeleriniz nedir?

Tüm bu zorluklara rağmen ciddi bir potansiyel var. Müşterilerle ilişkilerimiz güçlü. Kota ve vergi baskılarının ortadan kalkmasıyla birlikte yeniden eski ivmemize döneceğimize inanıyoruz.

sensac-surdurulebilirlik-ve-ihracat-odakli-buyumesini-surduruyor-7964.png (945×529)