Sanayinin kalbinde atan ritim çoğu zaman görünmezdir; ancak onu ayakta tutan güç her zaman nettir: doğru malzeme, doğru mühendislik ve doğru vizyon. Bugün, küresel rekabetin sınırları zorladığı bir dünyada, çelik artık yalnızca bir hammadde değil; üretimin kaderini belirleyen stratejik bir unsura dönüşmüş durumda. İşte tam bu noktada, yüksek mukavemetli ve aşınmaya dayanıklı çelik denildiğinde dünyanın referans markalarından biri olan SSAB, Türkiye’deki yapılanmasıyla farkını sahada hissettiren bir oyuncu olarak öne çıkıyor.
1997’den bu yana Türkiye’de varlığını sürdüren SSAB Türkiye, İstanbul merkezli yapısını ülke geneline yayılan saha organizasyonuyla birleştirerek, müşterilerine yalnızca ürün değil; bilgi, deneyim ve güven sunuyor.
Hardox ® ve Strenx® gibi global ölçekte kendini kanıtlamış markalarıyla sanayicinin üretim süreçlerine doğrudan dokunan şirket, çeliği bir maliyet kalemi olmaktan çıkarıp katma değer yaratan bir güce dönüştürüyor.
SSAB Türkiye’nin yaklaşımında mesafe yok; sahaya temas var. Satışın ötesine geçen bu anlayışta her proje bir iş birliği, her çözüm bir gelişim hikâyesi olarak görülüyor. İsveç ve Finlandiya’daki üretim gücünü Türkiye’deki güçlü lojistik altyapısı ve teknik kadrosuyla birleştiren şirket, sanayicinin ihtiyaçlarına sadece yanıt vermekle kalmıyor; onları bir adım öteye taşıyor.
Çünkü bazı markalar ürün satar…
Bazıları ise üretimin geleceğini şekillendirir.
SSAB Türkiye, tam da bu ikinci tanımın karşılığı olarak konumlanıyor.
“Hardox® Aşınma Sacı ve Strenx® Yüksek Mukavemetli Saclarımızla sanayicinin ihtiyaçlarına doğrudan yanıt veriyoruz”
SSAB Türkiye Ülke Müdürü Halim Karaoğlan ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızı sizlerle paylaşıyoruz.
SSAB, yüksek mukavemetli ve aşınmaya dayanıklı çelik dendiğinde dünyada referans gösterilen markalardan biri… Türkiye’deki yapılanmanızı, çalışma modelinizi ve ürün gamınızı bizlerle paylaşır mısınız?
SSAB Türkiye’de 1997 yılından bu yana kendi tüzel kişiliği ile hizmet vermektedir. Türkiye merkez ofisimiz İstanbul’da bulunmaktadır ve burada Satış Destek ve Finans birimlerimiz çalışmaktadır. Müşterilerimize ile daha yakın olabilmek amacıyla Bölge Müdürlerimiz uzaktan çalışma modeli ile kendi bölgelerinde faaliyetlerine devam etmektedirler. Türkiye’de ağırlıklı olarak Hardox® Aşınma Sacı ve Strenx® Yüksek Mukavemetli Saclarımızı bulundurmakta ve satmaktayız.
Mersin ve İzmir’de depolarımız bulunmakta olup müşterilerimiz ürünlerimize ilk elden ulaşma şansına sahiptir. Ayrıca büyük montanlı çalışan müşterilerimiz Türkiye’nin herhangi bir limanından teslim almak üzere SSAB İsveç ve Finlandiya fabrikalarına direkt sipariş vererek ürün tedarik etme şansına da sahiptir.
Özellikle Hardox® ve Strenx® çelikler bugün birçok sektörde kritik hale geldi. Ağırlıklı olarak bu ürünlerinizi kimler alıyor? Hangi sektörlerde yoğun kullanılıyor?
Hardox® ve Strenx® problemlere çözüm getirdiği ve müşterilerimizin ürünlerine değer kattığı için az veya çok tüm sektörlerde kullanılmaktadır. Ancak en fazla faaliyetimizin olduğu sektörler damper, treyler, iş makinası, kaldırma ekipmanları ve madencilik sektörleridir.
Ürünlerin tamamı İsveç’te üretilip Türkiye’ye geliyor. Bu üretim - tedarik zinciri, kalite sürekliliği açısından müşteriye nasıl bir avantaj sağlıyor?
SSAB’nin İsveç, Finlandiya ve ABD’de fabrikaları mevcuttur. Türkiye’de satışını yaptığımız ürünler ağırlıklı olarak İsveç ve Finlandiya’da üretilmektedir. Yıllar önce kurulmuş lojistik altyapısı ile düzenli sevkiyatlar gerçekleştirebildiğimiz için müşterilerimizin tedariklerini daha etkin planlama şansları olmaktadır. İskandinav tarzı kalite güvence takip sistemlerimiz ile de müşterilerimize her zaman söz verdiğimiz kalitede veya daha da üstünde ürünlerimizi sunabilmekteyiz.

SSAB Türkiye olarak yalnızca ürün değil, aynı zamanda bilgi ve mühendislik de sunuyorsunuz. Bu durum sahada nasıl karşılık buluyor?
Bu konu bizim için çok önemlidir çünkü biz alışılmış ürün ve pazarlardan pazar payı elde ederek faaliyetlerine devam eden bir firma olmak istemiyoruz. Bizim amacımız müşterilerimize her zaman çok yakın olmak ve onlarla birlikte onların ürünlerini daha üst seviyeye çıkarmak olmuştur. Bunun için Türkiye’de iki Teknik Geliştirme Müdürü istihdam etmekteyiz. Bu arkadaşlarımızın görevi Bölge Satış Müdürü arkadaşlarımızla birlikte müşterilerimizin ürünlerine Hardox® ve Strenx® saclarımızla katma değer katmaktır.
Türkiye’de SSAB çelikleri birçok farklı firma tarafından işlenerek nihai ürün haline getiriliyor. Bu ekosistemi SSAB açısından nasıl okumak gerekir?
Bu SSAB’nin ulaşmak istediği noktadır, bunu daha da geliştirmemiz gerekmektedir. Biz müşteri ürününü geliştirmeye odaklı çalıştığımız için her geçen gün daha fazla firma bizim ürünlerimizle kendi nihai ürünlerini geliştirmektedir. Bölge Satış Müdürlerimizin ve Teknik Müdürlerimizin sürekli sahada olmasıyla SSAB ürünlerini kullanan firma sayılarındaki artış devam edecektir.
Bir makine üreticisi ya da sanayici için malzeme seçimi artık yalnızca fiyatla sınırlı değil. SSAB çelikleri tercih edilirken hangi teknik ve operasyonel farklar öne çıkıyor?
Ürün kalitesi, teknik destek ve tedarik güvenliği firmalar için çok kritiktir. Biz müşterilerimizle daha proje aşamasında beraber yürüdüğümüzden dolayı tüm süreçte ihtiyaçları biliyoruz ve de sunuyoruz. Ayrıca Türkiye’de bulunan iki stok lokasyonumuzla müşterilerimiz bizim ürünlerimize her zaman çok kolay bir şekilde ulaşabiliyor ki bu da SSAB’yi farklı kılıyor.
Dijitalleşme ve bilgiye erişim biçimleri hızla değişiyor. Bugün bir sanayicinin SSAB’ye ulaşma ve SSAB’yi tanıma şekli sizce nasıl evriliyor?
Bundan 15 yıl önce müşterilerimiz tavsiye üzerine veya bizim sahadaki faaliyetlerimiz ile bize ulaşıyordu. Ancak yeni dönemde müşterilerimizle bağlantımız dijital mecralarda da çok arttı. SSAB çağın gerektirdiği araçları müşteri ilişkilerinde kullanıyor ve kullanmaya devam edecektir, ancak biz bireysel olarak da müşterilerimize yakın olmanın değerinin artarak devam edeceğine inanıyoruz.
SSAB Türkiye’nin sahadaki satış ve teknik ekip yapılanması, müşterilerle kurulan ilişkiyi nasıl etkiliyor?
Bizim için kritik olan müşterilerimizin sorunlarını çözmek ve onları geliştirmek; Bölge Satış Müdürlerimiz ve Teknik Müdürlerimiz bu nedenle hep müşterilerimizle birliktedir. Ve çoğunlukla biz müşterilerimizin gözünde bir tedarikçi değil çözüm ortağıyızdır ve aramızdaki karşılıklı güven hep üst seviyededir.
Önümüzdeki dönemde Türkiye sanayisinin ihtiyaçlarının hangi alanlarda yoğunlaşacağını öngörüyorsunuz ve SSAB bu ihtiyaçlara nasıl hazırlanıyor?
Bizim gözümüzde Türkiye Sanayisinin önü çok açıktır. Komşularımızda devam eden sorunlarının artık çözülmesini ümit ediyoruz ve kalkınma aşamasında özellikle inşaat ile ilgili alanlarda Türkiye Sanayisinin en büyük tedarikçi olacağı aşikardır. Ayrıca Türkiye deprem gerçeğine maalesef çok yakın zamanda şahit oldu ve akabinde kentsel dönüşüm hız kazandı, bu da iş makinesi, damper, vinç ve madencilik sektörlerine talebi artırdı ve artıracaktır. Biz Türk sanayisine gelişen ürün portföyümüz ve ihtiyaçlara göre şekillendirdiğimiz stoklarımızla destek olmaya devam edeceğiz.
Bugün bu röportajı okuyan bir sanayici için SSAB Türkiye’yi tek cümleyle anlatmanız gerekse, o cümle ne olurdu?
Müşterisinin işini geliştirmeye odaklanmış nitelikli çelik üreticisi, iş ortağınız.
Bunların dışında bizim sormayı unuttuğumuz veya sizlerin eklemek istediği ya da sektöre iletmek istediğiniz bir mesajınız varsa belirtirseniz seviniriz.
Dünyada rekabet her geçen gün artmakta ve Türkiye artık pek çok sektörde ucuz işgücü ile rekabet edecek ülkeler sınıfından çıkmış durumda. O nedenle biz sanayicilerimizin ürünlerini daha katma değerli hale getirmeye odaklanmalarını tavsiye ediyoruz. SSAB Türkiye, Hardox® ve Strenx® ürünlerimizle ve güçlü ekibimizle, bu yolculukta her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz.“
“SSAB Türkiye olarak amacımız, yalnızca çelik sunmak değil; sanayicinin üretimini bir adım öteye taşımak”




































