Türk savunma sanayisi, son 25 yılda ölçek, teknoloji, yerlilik, ihracat ve ürün çeşitliliği açısından önemli bir dönüşüm geçirdi. 2002 yılında ağırlıklı olarak yurt dışı tedarik, lisanslı üretim ve teknoloji transferine dayanan sektör, bugün özgün platform ve sistemler geliştiren ve yüksek katma değerli ürünlerini küresel pazarlara sunan bir yapıya ulaştı.
2002’de 56 firmanın faaliyet gösterdiği ve 62 projenin yürütüldüğü savunma sanayisinde, 2024-2026 döneminde firma sayısı 4 bin 500’ün, proje sayısı ise 1.400’ün üzerine çıktı. Yaklaşık 5,5 milyar dolar seviyesindeki toplam proje hacmi de 100 milyar doların üzerine yükseldi.
Sektörün ihracatı da bu dönüşümün en önemli göstergelerinden biri oldu. 2002 yılında 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatı, 2025’te 10,05 milyar dolara ulaştı. 2026’nın ocak-temmuz döneminde 5,79 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, temmuz itibarıyla son 12 aylık ihracat 11,2 milyar dolar seviyesine çıktı.
Aynı dönemde yıllık Ar-Ge harcamaları yaklaşık 49 milyon dolardan 3,5 milyar doların üzerine, yerlilik oranı ise yaklaşık yüzde 20’den yüzde 80’in üzerine yükseldi. Sektörde doğrudan istihdam da 100 bin kişiyi aşarken çalışanların yaş ortalaması 34 olarak gerçekleşti.
Savunma sanayisindeki dönüşüm; İHA ve SİHA'lardan KAAN’a, MİLGEM’den MİLDEN’e, HİSAR ve SİPER’den ÇELİK KUBBE’ye kadar çok sayıda milli platform ve sistemin geliştirilmesiyle devam etti. Sektör aynı zamanda radar, elektronik harp, akıllı mühimmat, motor, uzay ve ileri elektronik gibi kritik teknoloji alanlarında da yetkinlik kazandı.














































