Ukrayna çelik sektörü, Türkiye üzerinden gelen çelik boru ithalatındaki hızlı artış nedeniyle yerli üreticilerin rekabet gücünün zayıfladığını savunuyor. Ukraynalı üreticiler, Türkiye’den yapılan boru sevkiyatlarının önemli bölümünün düşük maliyetli Rus menşeli çelik levhalardan üretilen ürünlerden oluştuğunu ve bu durumun iç piyasada fiyat baskısı oluşturduğunu ileri sürüyor.

2022-2025 döneminde Türkiye’den Ukrayna’ya toplam 131 bin ton çelik boru gönderildiği, yıllık ithalat hacminin savaş öncesi döneme göre iki ila üç kat arttığı belirtiliyor. Ukraynalı sektör temsilcileri, artan ithalatın artık yalnızca arz açığını kapatan bir unsur olmaktan çıktığını ve yerli üretim üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu ifade ediyor.

Ukrayna tarafına göre, Türkiye’den ithal edilen kaynaklı çelik boruların fiyat avantajının temelinde Rusya’dan Türkiye’ye yapılan düşük fiyatlı çelik levha tedarikleri bulunuyor. Bu levhaların boru üretiminde ana hammadde olarak kullanılması nedeniyle, düşük maliyetli girdinin nihai ürün fiyatlarına yansıdığı savunuluyor.

Rusya’nın savaşın başlamasından bu yana Türkiye’ye milyonlarca ton çelik levha gönderdiği belirtilirken, bu durumun Türk üreticilere maliyet avantajı sağladığı iddia ediliyor. Ukraynalı uzmanlar, levhanın sıcak haddelenmiş ürün maliyetindeki payının çok yüksek olması nedeniyle, hammadde fiyatındaki düşüşün nihai ürün maliyetini önemli ölçüde aşağı çekebileceğini değerlendiriyor.

Türkiye’nin Ukrayna metal pazarındaki payı yükseldi

Ukrayna’daki değerlendirmelere göre, Türkiye’nin Ukrayna metal ürünleri pazarındaki ağırlığı savaş sonrası dönemde önemli ölçüde arttı.

2021 yılında Türkiye’den yapılan metal ürünleri ithalatının Ukrayna pazarındaki payı fiziksel olarak yüzde 17 seviyesindeyken, 2025 yılına gelindiğinde bu oran yüzde 48’e kadar çıktı.

Ukraynalı üreticiler, savaşın ilk döneminde ithalatın piyasadaki arz sorunlarını gidermeye yardımcı olduğunu ancak sonrasında yerli üreticiler için ciddi bir rekabet baskısına dönüştüğünü belirtiyor.

Boru üreticileri maliyet baskısından şikâyetçi

Ukrayna’daki boru üreticileri; yüksek enerji maliyetleri, elektrik arzındaki sorunlar, personel eksikliği ve savaş koşullarının getirdiği ek yüklerle mücadele ettiklerini ifade ediyor.

Bu şartlar altında düşük fiyatlı ithalatın yerli üretimin sürdürülebilirliğini tehdit ettiği belirtiliyor. Üreticiler, yalnızca piyasa koşullarıyla bu farkın kapatılamayacağını, ticari önlemlere ihtiyaç olduğunu savunuyor.

Anti-damping soruşturması başlatıldı

Ukrayna Uluslararası Ticaret Komisyonu, Türkiye’den ithal edilen kaynaklı çelik borulara yönelik anti-damping soruşturması başlatma kararı aldı.

Ukraynalı sektör kuruluşları, soruşturma sürecinin hızlandırılmasını ve geçici anti-damping vergilerinin uygulanmasını talep ediyor.

Ayrıca Rus menşeli hammaddeler kullanılarak üretilen ürünlerin farklı ülkeler üzerinden pazara girişini önlemek amacıyla menşe kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Sektör temsilcileri, Avrupa Birliği’nde uygulanan “erit ve dök” yaklaşımına benzer şekilde, ürünün gerçek üretim kaynağının daha sıkı takip edilmesini istiyor.

Ukrayna çelik sektörü, savaş döneminde yerli üreticilerin korunmasının yalnızca ekonomik bir tercih olmadığını, aynı zamanda ülkenin sanayi altyapısının ve ekonomik dayanıklılığının korunması anlamına geldiğini vurguluyor.