Wire & Tube Fuarı kapsamında Nikel Paslanmaz standında, şirketin Baş Teknoloji Sorumlusu (CTO) M. Kemal Yalgın ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; firmanın üretim ve satış yapısı, ihracat organizasyonu ve küresel gelişmelerin paslanmaz çelik sektörüne etkileri ele alındı. Yalgın, jeopolitik risklere rağmen sektörün kısa vadede yeniden dengeye oturacağını vurguladı.
Nikel Paslanmaz’ı kısaca tanıyabilir miyiz? Faaliyet alanlarınız, ürün gamınız ve satış hacminiz hakkında bilgi verir misiniz?
Elbette. Nikel Paslanmaz, 1990’lı yıllarda kurulmuş ve ağırlıklı olarak paslanmaz ürünler üzerine yoğunlaşmış bir firmadır. Ana ürün grubumuzu yassı paslanmaz ürünler oluşturuyor. Bununla birlikte son 5 yıl içerisinde uzun paslanmaz ürünlerini de portföyümüze dahil ettik. Servis merkezimizde yıllık yaklaşık 100 bin ton yüzey işleme, kesme ve dilme kapasitemiz bulunuyor. 2024 ve 2025 yıllarında satışlarımız yaklaşık 50 bin ton seviyesinde gerçekleşti. Zorlu piyasa koşullarına rağmen satış hacmimizi korumayı başardık. Yaklaşık 5 yıl önce başladığımız kaynaklı boru üretiminde de kapasitemizi artırdık ve ürün çeşitliliğimizi genişlettik. Paslanmaz çubuk tarafında ise artan stok kapasitemizle piyasada daha belirleyici ve fiyat oluşturucu bir konumda olmayı hedefliyoruz.
Hangi sektörlere hizmet veriyorsunuz?
Paslanmaz çeliğin kullanım alanları oldukça geniş. Endüstriyel mutfak, gıda, kimya, savunma sanayi ve dekoratif ürünler başta olmak üzere; sıcaklık dayanımı, korozyon direnci ve estetiğin önemli olduğu sektörlere hizmet veriyoruz. Faaliyet modelimizi “paslanmaz çelikte metal market hizmeti” olarak tanımlayabiliriz. Zaten sloganımız da bunu özetliyor: “All about stainless steel.”
Wire & Tube Fuarı’nı nasıl değerlendiriyorsunuz? Daha önce de katılmış mıydınız?
Bu fuara daha önce iki kez katılmıştık, bu yıl üçüncü katılımımız. Küresel ölçekte yaşanan savaşlar, havayolu grevleri ve lojistik aksaklıklar dikkate alındığında fuarın beklentimizin üzerinde bir katılımla gerçekleştiğini söyleyebilirim. Bazı ziyaretçilerimizin uçuş iptalleri nedeniyle saatlerce araç kullanarak fuara geldiğini gördük.
Bu da fuarın önemini ortaya koyuyor. Fuar sayesinde mevcut müşterilerimizle yeniden bir araya geldik, aynı zamanda yeni firmalarla tanışarak iş bağlantılarımızı genişlettik. Bu temasların satış ve ihracatımıza olumlu katkı sağlayacağını düşünüyoruz.
İhracat tarafındaki yapılanmanızdan bahseder misiniz?
Halihazırda satışlarımızın yaklaşık %50’sini ihracat oluşturuyor. Azerbaycan, Kazakistan, Makedonya ve İngiltere’de—özellikle Londra ve Manchester’da—bulunan depolarımız ihracat operasyonlarımızı güçlü şekilde destekliyor. Önümüzdeki dönemde ihracat payımızı daha da artırmayı hedefliyoruz.
Küresel gelişmeler ve savaş ortamı piyasaları nasıl etkiliyor? Sektörün geleceğine dair öngörünüz nedir?
Çelik, insan hayatında çok önemli bir yere sahip. Paslanmaz çelik ise her geçen gün daha da önemli hale geliyor. Zaten bir ülkenin gelişmişlik seviyesini kişi başına düşen paslanmaz çelik tüketimiyle ölçüyoruz. Bugün yaşanan savaşlar ve jeopolitik gelişmeler piyasalarda belirsizlik yaratıyor. Ancak bu tür dalgalanmalar kalıcı değil. Fiyatlarda hareketlilik olabilir; bu son derece konjonktürel bir durum. Paslanmaz çelik zaten dolar bazlı dalgalanan bir ürün ve sektör oyuncuları buna alışkın. Kısa vadede dalgalanmalar devam etse de çok yakın bir gelecekte piyasaların yeniden dengeye oturacağını ve istikrarın sağlanacağını öngörüyoruz. Biz, ileriye dair olumlu beklentimizi koruyoruz.































